"Doğruluğa olan sevgimizden beklediğimiz ilk fayda, sevdiğimiz şeyin doğru olduğuna bizi ikna etmesidir." Neredeyse hepimiz, tarafımızı kendimizin seçtiğini, pek çok yol arasından gidilecek olana kendimizin karar verdiğini sanıyoruz. Ne yazık. Kararlarımız, neredeyse her zaman içimizde alınır fakat bizim tarafımızdan değil. Bilinçli irademizin bunlara hiçbir katkısı yoktur. Sonunda kazanacaklarından emin olan eğilimler, aklın da meseleyi gözden geçirmesine izin verirler.
Aslında eğilimler dediğimiz, acı ile terbiye edilerek birçok yönden gelişimini sınırlamak zorunda kalmış eylemlerimiz ve coşkulu isteklerimiz değil mi?