Kendimden emin bir ifadeyle, "Ve bunun için iki eksik var," dedim. Yüzüme hin bir tebessüm yayıldı. "Birisi maça ası..." Bora, önündeki chipleri yere sürerken, kartlarından birisini açtı. Maça asını. Kaşlarım sanki şaşırmışım gibi havalandı. "Maça kızı da sizde mi peki?" diye sordum.
"Maça kızı her zaman bana gelir. Her zaman bendedir. Aksi bir ihtimal düşünülemez," dediğinde, maça kızını da açmıştı. Royal Flush.
"Benim sana en uzak yerim, senin nefesini hissedebileceğim bir uzaklıktır..." dedi. Gözlerimi yumdum. "Nefesini hissedemezsem, güneşim söner Nazlı. Yaşayamam."
"Ama artık, ona anlattığım ilk aşkımın, aslında babası olduğunu öğrenebilir. Hiçbir zaman itiraf etmedi, ama annesinin ilk aşkını, babasından hep kıskandı. Çünkü ona göre, annesi ilk aşkını sevdiği gibi, babasını da sevmeliydi. Lütfen ona, babasını, bir zamanlar da olsa çok sevdiğimi söyler misin?
Bu hayatta belki de en çok buna sevinecek ve ona anlattığım şeyleri hatırlayarak, çok mutlu olacaktır. Oğluma iyi bak. Ona hep, onu çok sevdiğimi hatırlat. Ve Aydın, sana teşekkür ederim, Leo için."