"Bu akşam durmayan gözyaşlarım nazlının hırkasının kokusuna karışırken matı yere serdim ve uzandım. Hırkayı göğsüme bastırdım. Kurşun yaramın üzerine. Alyansı avucunda. Kırk beşinci güne girmek üzereyiz ve nerde olduğunu bilmiyorum. Nasıl? Üşüyor mu? Karnı tok mu? O çabuk acıkır. Ya özlediyse beni? Ya bana ihtiyacı varsa? Ya yakarıyorsa benim gibi,onu bulayım diye... Sabır gerekiyor. Sabır ve güç umudumu yitiremem. Umuda onu bulana dek tutunmak zorundayım. Allah'ım nasıl geçecek zaman."