Beyza Çayır

Beyza Çayır
@beyzaacayir
Kitap gúnlüğüm...
Oysa yetişkinlerin çoğu fizyolojik ihtiyaçlara odaklanır.
Annesi tarafından görülmek, anlaşılmak, ciddiye alınmak, say­gıyla karşılanmak her çocuğun en meşru en doğal ihtiyaçların­dandır.
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Her insanın derininde kendinden az çok gizlediği, içinde çocukluk dramının aksesuarlarının bulunduğu bir arka odası var­dır. Kimseyi sokmadığı bu gizli odasına mutlaka girecek olan­lar yalnız kendi çocuklarıdır. Çocuk gelişimi instagram sayfama destek olursanız çok sevinirim. Kullanıcı adı: @cge.beyzaacayir
Alıntı
Bir alıntıdan daha fazlası...
İnsan ancak bilinçli olarak yaşadığı bir şeyi hatırlayabilir. Fakat bütünlüğü zedelenmiş olan bir çocuğun duygu dünyası can alıcı önemi olan öğelerin elenip bilinç dışına itilmesinden sonra artakalanlardan ibaret olduğu için bunların hatırlanması sorunu çözmez. Sorunu çözecek olan, er­ken çocukluğun ayıklanıp itilmiş duygularıdır. Bunlar yalnız te­rapi sırasında ve küçük çocuğun olanları kavrayamamaktan doğan acısı ile birlikte yüzeye çıkarak ilk defa bilinçli olarak yaşanabi­lirler. Bütün o inkarlara, yabancılaşmalara, gerçek benliği giz­leyişlere rağmen, kişiye özgü olan pek çok şeyin canlı kalabildi­ğini ve duygulara geçit verilince de ortaya çıkabildiğini görmek terapistin her hastası ile yeniden yaşadığı bir mucize gibidir. Fakat bunu gelişmiş bir gerçek benliğin bilinçli olarak sahte benlik ardında saklanmış olduğu ve sonra ortaya çıktığı şeklinde anla­mak yanlış olur. Böyle olması olanaksızdır, çünkü bir çocuk neyi saklamakta olduğunu bilmemektedir. Hastalarımdan Kurt, çocu­ğun bu durumunu şu sözlerle ifade etmişti: "Ben annemin her an içine bakabileceği camdan bir evde yaşıyorum. Camdan bir evde yaşayan insanın bir şeyleri kendini ele vermeden saklaması ola­naksızdır. Bunun ancak tek bir yolu vardır; o şeyleri zeminin al­tına saklarsınız. Fakat o zaman onları kendiniz de göremezsiniz."
Alıntı
Eğer ben karşınıza huy­suz, suratsız, kötü düşünceler besleyerek, öfkeler ve kıskançlıklar içinde, şaşkın halimle gelseydim ne olurdu? Bana olan sevginiz­den eser kalır mıydı? Ben aynı zamanda işte tam böyle biriydim. Bu aslında beni sevmediğiniz, sadece size benmişim gibi göster­diğim o çocuğu sevmiş olduğunuz anlamına gelmez mi? Terbi­yeli, güvenilir, her şeyi gözünüzden okuyan, anlayışlı, sorun çıkar­mayan bir çocuk; aslında çocukluğunu yitirmiş olan bir çocuk... Peki, benim çocukluğuma ne oldu? Onu benden çalmadınız mı? Artık geri dönemem, yitirdiğim çocukluğumu yeniden yaşayamam... Ben zaten baştan beri bir yetişkindim, hiç çocuk olamadım... Bütün o yeteneklerim, onlar hep kötüye mi kullanıldı?...
Alıntı
... Küçük bir çocuk duygularını ancak yakınında onu bu dışavurduğu duyguları ile kabul eden, anlayan ve. ona kendi duygularıyla eşlik eden bir kimse bulunduğu zaman yaşayabilir
Yani bir çocuk ağlıyorsa kendince kendi benliğine "Korkma! ihtiyacını karşılayacak biri var." demeye çalışıyordur. Eğer ağlamıyorsa ve bu durum süreklilik kazanmışsa, işte o zaman ihtiyacını karşılanacağına dair umudunu yitirmiştir.·Kitabı okuyor
Alıntı