selamlar!! bugün size ölüme fısıldayan adam serisinin ikinci kitabı olan kibrit çöpü mezarlığı kitap incelemesi ile geldim. isterseniz lafı uzatmadan hemen başlayalım.
Not: SPOILERLI olabilir!
*
*
*
Öncelikle kitap Yosun'un Özgür'ün ölümünden sonra Bay K'nin evinde kendini havuza atması ile başlıyor. Yosun Özgür'ün ölümünü kabullenmiyor, öldüyse bile cesedini bulmak istiyor. Daha sonraki bölümlerde Bay K'nin Yosun'a "Özgür ölmedi, öldüyse de cesetini bulacağım" sözüyle kitap başlamış oluyor. Türlü türlü ortamlar, aksiyonlar ve geçmişe dönük gerilimlerin sonunda Özgür gerçekten ortaya çıkıyor ve Yosun'u 2 yıldır kaldığı ve kendince "el yapımı cehennem" olarak belirttiği, düşmanlarına iki yıldır türlü türlü akıl oyunları ile işkence ettiği o binaya götürüyor. Binada Yosun, Özgür'le kavga ediyor ve bir yangın başlatıyor. Tam kaçarlarken etraflarının orada Özgür tarafından esir alınmış Hale'nin ihbarı üzerine gelen polisler tarafından sarıldığını görüyorlar. Kitap burada bitiyor.
*
*
*
Açıkçası kitap çok fazla akıcıydı ve okumayı bırakamadım. Serinin bu kitabında Anıl favori karakterim oldu, resmen yanlışlıkla aşık oldum.
3. kitabı bekleyemeden Wattpad'de devam edeceğim (fakat duyduğuma göre orada da sadece 5-6. bölüme kadar varmış.) Bu inceleme de buraya kadardı. Buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim. Okyanuslu ve balıklı (en çok da Anıl'lı) günler dilerim!