Meçhul  dünyaya dönmüş ölü bir hükümdarın timsali iddiasıyla birden bire ortaya çıktığı, gelinleri zehirlendiği, babaların oğullarını işkenceyle öldürdüğü, oğulların babalarını katlettiği, eşlerin kocalarını öldürdüğü, zehirlenip kurşunlanmış bir ermişin dirildiği,  berberin ve köylülerin yüksek makamlara ulaştığı, devlerin ve ucubelerin toplandığı, cücelerin yerlerde yuvarlandığı, uçurulmuş kafaların öpüldüğü, dillerin koparıldığı, bedellerin kamçılarla lime lime edildiği, İnsanların kazığa oturtulduğu, Çocukların boğazlandığı bir dünyadır bu.
.
.
.
.
.
Puşkin, Tolstoy, Çaykovski, Dostoyevski gibi kişiler yaratmış yüksek kültüre ve enfes güzelliğe sahip bir uygarlık da söz konusudur.