Her şeyde ruh arayan, derinliğe bakan insan güzel olanı arıyordur ve ne kadar az şeyin ruhu vardır, ruhu olan şeyler ne kadar güzel, sade, derin ve zariftir.
"Allah vergisi kapasitenizin kıymetini takdir etmezseniz tevazu kılığına bürünmüş nankörlük, her türden sıradanlığa boyun eğmenizi bir
erdem gibi göstermeyi başarıyor."
Bu yaşadığım hayat, o kadar benim değil ki herhangi bir saatimde birisi gelip de bana "Haydi kalk, sıran geldi, kendi kendin ol!" diye bağırsa sanki böyle bir şey mümkünmüş gibi inanıp koşacağım.
Bilmem sizde de böyle midir; yolculuk benim üzerimde daima iyi ve unutturucu bir tesir yapar. Istıraplarımızın, üzüntülerimizin mekânla, yahut hayatımızın tabii muhitiyle sıkı bir alakası olsa gerek.