Dünyanın her köşesinde inançlar var, niye Ortadoğu'dan çıkanlar dünyayı kaplamış, diye bir soru soruyorum. En çok biz mi günah işlemişiz, en çok bizim mi düzeltilmeye ihtiyacımız varmış?
Kır bıyıklarının altında hafif bir gülümseme izi yakalıyorum. Bunun cevabı kelamdır diyor, sözdür. Bu dünyada hiçbir şey insanları söz kadar etkileyemez. Orta şark da sözün zirveye vurduğu yerdir, hiçbir bölgenin şiiri, menkıbesi, masalı bu kadar kuvvetli, insanın yüreğine işleyen kudrette değildir. İşte bu yüzden bizim buralarda şairler büyücü sınıfına girer. İnsanları güzel sözlerle büyüledikleri için.
Artık insanların Gılgamış'ı, Enkidu'su, Hera'sı, Afrodit'i yok, onların yerine hip hop, futbol, müzik ve sinema tanrıçaları var. Tanrılar ve tanrıçalar gibi onların aşk, evlenme, boşanma, kavga, kıskançlık, cinayet maceralarını izliyorlar.
Sevişirken iç içe geçen, solukları karışan, birbirine en yakın hale gelen insanların, sonradan bu kadar yabancılaşmasına, hatta can yakmaya çalışmasına hep hayret etmişimdir. Önce en büyük haz, sonra en büyük can yakma, ne tuhaf.