Elindeki kitabı da okumuş sayılmazdı. Kolay değildi o kitabı okumak, hele anlamak. Bu kitabı ancak evde, büyük bir sabır ve ısrarla, dikkatle okursa anlayabileceğini biliyor, ama yapmıyordu bunu. Koltuğunun altında gezdiriyordu öyle, öyle anlamadan ve okumaya fırsat bulamadan. Anlamsız ve yararsız.
... yalnız kendi için, oğlanlar beğeniyor sansa da sadece kendi için, imrenip alamadığı, yetişemediği birçok şeye duyduğu özlemi gidermek için, eksik kalan birçok şeyi, ne olduğunu bilemediği, kavrayamadığı, anlayamadığı, ama yine de eksikliğini duyduğu birçok şeyi unutmak için, kanmak için, kandırmak için kendini, şarkı söylerdi.
... sözde hayır işlerler karpuz taşıyarak. Hayır işledikleri kişiler koltukları altına sıkıştırdıkları karpuz gibidir onlar için, sonra kesip yenecek. Hangi ahmak, bir insanın karpuzu sırf karpuza hayır işlemek için taşıdığına inanır? Ama senin kafandakiler, kesilmek için taşındığınızı anlamazsınız bir türlü.