Bartu Sarca, benim en öfkeli, en yalnız tarafımdı. Sanırım bu grupta kaderim açısından en benzediğim kişi Bartu'ydu. O da ailesini hiçbir zaman tanıyamamıştı, ben de tanıyamamıştım. Elbette aynı durum değildi, onun çok daha kötüydü ama hissettiği eksikliği en net ben bilebilirdim ve o eksiklikle birine tutunmanın ne demek olduğunu da. Ayrıca Bartu sevdikleri için her türlü kötülüğe sürüklenir, her türlü kötülükle yüzleşirdi. İhanet edecekse ederdi, intikam alacaksa alırdı, yalanlar söyleyecekse söylerdi ama en çok bunu sevdikleri için yapardı. Belki de ona baktığım sürece canımın yanmasının sebebi de buydu. Baktığımda kendimi görüyordum. Kendi çocukluğumu, kendi ergenliğimi, kendi gençliğimi ve kendi yaşlılığımı. İçimde tarifini veremediğim bir tarafım, onunla her zaman yalnız kalacağımızı söylüyordu.
Bartu Sarca benim kimsesiz tarafımdı.