Nermin Yıldırım'ın ilk okuduğum kitabıydı ve çok çok severek okudum. Kitapta yeni nesil kelimeler ve sarkastik bir anlatım mevcut muhtemelen henüz görece genç bir yazar olduğu için. Genel itibari ile akıcı, birden fazla hikaye mevcut. İnsanların yaşadıkları olayları farklı persfektiflerden ele almış. Hayatta yaşanan tüm olayların tek bir bakış açısıyla değil de farklı ve holistik bir çerçeveden bakmamız gerektiğini vurgulamakta çoğu konuda bakış açım genişledi diyebilirim keyifle okudum, tavsiye ederim.
"Kadın giderken düzeni götürür bir kere. Yaşayan ev sarsılır. Ev dediğiniz şey küçük büyük elementlerden oluşur. Kadın olan evde, erkeğin anlamayacağı bir denge vardır elementler arasında. Erkek her birine vakıf olduğunu düşünse bile, onların nasıl bir uyumla işlediğini bilemez. Kadın gidince evin dokusu bozulur, susuz kalmış çiçeğe benzer, solar. Küçük şeylerin izi silinir. Eşyanın dili tutulur, ev sağırlaşır."
"Soğuk bir vedaydı diyemem, ama sıcakta sayılmazdı. Yanlış bir aşkı bitirir gibiydi daha çok. Sanki pişmanlıkla dolu bir teşekkür sundu bana ya da tersine, teşekkürle dolu bir pişmanlık!"