Guénon, genel olarak kitapta sebep-sonuç ilişkisini çok güzel vermiştir ve olaylara bütüncül yaklaşmıştır. Modern dünyayı sadece toplumsal olarak değil, düşünsel ve kültürel ögeleriyle de ele almıştır. Doğu ve Batı medeniyetlerini karşılaştırırken de sadece kültürel çatışmayı değil, düşünme şekilleri üzerinden de karşılaştırmıştır. Bu da yapılan karşılaştırmaların yüzeysel değil, gerçek bir derinliği olduğunu gösterir. Ayrıca modern insanın günümüzde yaşadığı krizin de fazlasıyla üstünde durmuştur. Yabancılaşma, telaş takıntısı, sürekli maddi bir şey üretme zorunluluğu gibi insanların zorluk çektiği konular üzerinde de yeterince durmuştur. Yazar, genel olarak sorunu belirleyip çözümü de okuyucuya bırakmıştır. Sorunları çok güçlü bir şekilde teşhis etmiş olsa da önerileri fazlasıyla sınırlıdır. Bu açıdan kitap sorun çözme değil, sorun tespit etme niteliği taşımaktadır.
Kitap genel olarak açıklayıcı ve anlaşılır bir şekilde kaleme alınmıştır. Bu özellikleriyle de okuyucuyu akıcı bir şekilde okumaya iten, kafasında fazla soru işareti bırakmayacak şekilde açıklamalar yapıp kaynakça veren bir anlatım vardır. Yazarın üslubu fazlasıyla ciddi ve öğreticidir. Yazar genel olarak kendinden emin bir şekilde anlatım yapmıştır. Bu durum da metne bir otorite kazandırmış ve okuyucuyu da o ciddiyetle dikkatli bir şekilde okuması için oldukça teşvik etmiştir. Guénon, duygusallıktan fazlasıyla uzak uzak durmuş ve düşüncelerini keskin karşıtlıklar üzerinden anlatmayı tercih etmiştir.
Sonuç olarak Guénon, bu kitapta modern çağın yaşadığı bunalımın geçici değil, aksine Batı’yı yıkıma sürükleyecek şey olduğunu okuyucuya kanıtlamıştır . Bunalımın kökeninde bireycilik, rasyonalizm ve maddecilik düşünceleri bulunur. Bunlar da insanları manevi kopuşa sürükler. Guénon’a göre modern Batı