bgokce

Üçgenler huzursuzluk yaratan sorunların gömülü kalmasını sağlarlar; üçgenlere katılmamızın nedeni de budur. Üçgen bozulduğunda ve her bir aile üyesiyle, üçüncü bir tarafın müdahalesi olmadan birebir ilişkiler kurduğumuzda,gizli kalmış sorunlar yüzeye çıkar. Duygusal olarak bu zor bir durumdur,ama bize diğerlerinin üstünde yoğunlaşmaktan vazgeçme ve kendi benliğimize daha yakından bakma fırsatı sunar.
Bir ilişki ya da bağlamda arka planda kalan sorunlar diğerlerini de mutlaka etkiler.
Aşırı yüklendiğimizde,zor günlerimizde kendimizi başkalarının ellerine bırakıp bir süreliğine rahatlama ya da parçalanma lüksünü yaşamayı güç buluruz
Surat asmak Rich’in sorunu. Onun dıygularını onarmak ya da değiştirmek Lisa’nın işi ya da sorumluluğu değil. Bugüne kadar surat asmaktan kimse ölmemiş olsa da, dünyanın duygusal kurtarıcıları olan kadınlar diğerlerinin duygularıyla baş etmeye çalışmalarına izin vermekte büyük zorluk çekerler.
Benliğimizin sorumluluğundan vazgeçmemiz, içimizdeki boşluğu doldurmayı başaramadıkları ya da bizi mutlu edemedikleri için başkalarını suçlamamıza yol açar;oysa aslında bu,onların işi değildir. Aynı zamanda,etrafımızda olup biten hemen her şeyden kendimizi sorumlu hissedebiliriz.Diğer insanların sorun ve acılarının sorumluluğunu üstlenir ve suçlu damgasını kabul ederiz. Bu arada,yeterince uğraşırsak sorunları yok etmeyi başarabileceğimize inanmaya başlarız. Suçluluk ve kendini suçlama,neredeyse salgın halinde bir “kadın sorunu”dur.