Buğrahan Demir

Buğrahan Demir
Hacettepe Okul Öncesi Öğretmenliği
Aylarca bir çocuğun gülüşüne takıldı Kalbim ki Bulanık bir gökyüzünde duru kalmış Tek incelik bulutuydu. Tutulup rüzgârına ırgalanan kirpiklerin Bir sevincin uğrağına düştü Bir hüznün... Gündüz gün ışığı, gece ay ile Gelip gelip dile Döktü içini ne varsa Bir uzak bahçede ayrılık açan İçedönük bir çocuğun yumuk avuçlarına... Kalbim ki Kendi yağmuruyla dolup dolup boşalan Küçücük bir göldü Üstünde nilüferlerden bir beyaz örtü Boğuldu sonunda kendi sularıyla...
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Rüzgârını içinde taşıyan bir bulut gibi Takılıp bir gece treninin düşlere bakan camlarına Çekip gitsem bir gün, çekip gitsem O yaz mavilerinin dünyaları yumuşatan Dalga dalga kırılan içli kıyılarına Geçerek derin tünellerinden sevgisizliğin... Durur mu bilmem durur mu Denizin ve anıların üzerinde Gözleri iki damla bal gibi kirpiklerinden süzülen Gülüşü güneşlerden ışıklı Gülüşü el çırpan sular gibi köpüren O çocuk, durmaz mı bilmem, örtüp kalbini İnce saydam yapraklarıyla suskunluğun Duyguların içedönük dallarında...
Alıntı
Süzülüp geldi sesin sesler içinden Sesin bir ince iplik bir ışık çizgisi mavi bir damar Yatağı duygulardan köprüsü düşlerden Sesin bir usul su yolu dünyanın alnında İçinden ömrüm akan, içinden ömrüm akan...
Alıntı
Ve günün çalkantısı duruldu İndi bir bir perdesi evlerin ve yüzlerin Kendi derinine gömüldü her şey... Öyle dilsiz ki kuyusu gecenin Nerdesin, nerdesin, nerdesin...
Alıntı
Kimsenin sevinci kimseye bir şey demiyor Kimseler duymuyor başkasının hüznünü... Herkesin kendi rüzgârıyla üşüdüğü bu yerde Yalnızlığa çarpa çarpa tarazlandı bedenim Yüreğim kırk kilitli hayal odası...
Alıntı