Buğrahan Demir

Buğrahan Demir
Hacettepe Okul Öncesi Öğretmenliği
Atinalı Timon
Puan vermedi·152 syf.··
2026 40. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 22:46
Timon’un derdi parayla ya da iflasla değil; o, sınır çizemediği saflığının bedelini tüm insanlıktan tiksinerek ödeyen biri aslında. Flavius’un arkasından kurduğu o cümle her şeyi tek nefeste özetliyor zaten: “Kendi yüreğin yıktı yere seni, kendi iyiliğine kurban gittin. Ne garip, ne olmayacak bir kader bu... Fazla iyi olmak en büyük günahın oldu.” ​Dünyanın en eski, en değişmez kuralı bu sahnede yüzümüze çarpıyor: Hak etmeyene gösterilen her aşırılılık, günün sonunda sahibini vuracak bir silaha dönüşür. Timon etrafındaki dalkavukları beslerken aslında kendi sonunu ilmek ilmek ördü. Güvendiği o dağlar ardı ardına yıkıldığında, masaya fırlattığı sıcak su ve taşlar aslında kaybettiği servete değil, insanların iğrenç iki yüzlülüğüne duyduğu kusma hissiydi. Ormana kaçışı bir delilik veya inziva değil; insanın çiğ, menfaatçi kokusundan uzaklaşıp toprağın dürüstlüğüne sığınma ihtiyacıydı. Shakespeare bu metinle kenarda köşede kalmış çok ağır bir gerçeği bizlere hatırlatıyor: Bu dünyada kötülükten ziyade, haddinden fazla ve körü körüne yapılan iyilik insanı paramparça eder. Herkese iyi okumalar dilerim..
Alıntı
Atinalı TimonWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20242,321 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bütün Şiirleri 1
8/10
·200 syf.··
2026 38. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 18:33
Şükrü Erbaş’ın bendeki yeri çok başkadır; onun şiiri insanın içine öyle bir oturur ki, orada kelimelerden bir ev inşa eder kendine. Bütün Şiirleri 1 kitabının sayfalarında kaybolduğumda, aslında kendi ruhumun en ücra köşelerini adımlıyormuş gibi hissettim. Sayfaları çevirdikçe içimde derin, uçsuz bucaksız bir yalnızlık uyandı; ama bu insanı üşüten değil, aksine kendi kırılgan tarafıyla barıştırıp şefkatle sarmalayan, modern dünyanın gürültüsünden kaçıp sığındığım kuytu bir liman gibiydi. ​Zamanla hüzün, damarlarıma tanıdık bir sızı gibi yayıldı. Geçmişe, yarım kalmış heveslere, geride bırakılan her şeye duyulan bir sızıydı bu; ama beni karamsarlığa sürüklemek yerine, kalbi hissetmekle yükümlü bir canlı olmanın kutsal ağırlığını hatırlattı. İçimde incinmiş ne kadar duygu varsa, bu kitapta bir elin onlara usulca dokunduğunu ve "geçti, buradayım" diyerek teselli ettiğini hissettim. ​Şair sanki kendime bile itiraf edemediğim gizli dertleri kendi kalbinden geçirip önüme koymuştu. Dünyaya karşı ördüğüm bütün güçlü görünme duvarları boşa çıktı; aslında sadece anlaşılmak ve hissetmek isteyen yalın bir insan olduğumu anladım. Kitabı kapattığımda ruhumda kalan tek şey; büyük bir kabulleniş, derin bir dinginlik ve içimdeki hüzünlü çocuğun başının şefkatle okşanmış olmasının verdiği benzersiz bir huzurdu. Herkese iyi okumalar dilerim..
Alıntı
Bütün Şiirleri 1Şükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202511,5bin okunma
Fatih ve Fetih Fatih Sultan Mehmet
Puan vermedi·228 syf.··
2026 37. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 21:38
Üç İstanbul’un usta kalemi Mithat Cemal Kuntay’ın imzasını taşıyan bu kıymetli eser, alışılagelmiş, kuru ve sadece kronolojik verilerden ibaret bir tarih kitabı değildir. Temelde 1950 yılında, İstanbul’un fethinin 500. yıl dönümüne doğru giderken bir gazete tefrikası olarak kaleme alınan bu monografi, bir edebiyatçının estetik süzgecinden geçmiş muazzam bir tarihi portre çalışmasıdır. Yazarın sağlığında kitaplaşamayan bu metinler, bugün hem Fatih’i hem de fethi anlamak isteyenler için edebi birer vesika niteliğindedir. Kuntay, odağına sadece askerî bir başarıyı ya da kuşatmanın teknik detaylarını almaz; kitabın asıl gücü, fethin arkasındaki asıl deha olan II. Mehmed’in entelektüel ve insani portresini çizebilmesindedir. Eser, Fatih’i sadece kılıç sallayan bir komutan olarak değil; Latince, Grekçe, Farsça ve Arapça bilen, çağının çok ötesinde bir Doğu-Batı sentezi rönesans aydını olarak inceler. Gemilerin karadan yürütülmesinden devasa Şahi toplarının dökümüne kadar fethin bir mühendislik ve akıl mucizesi olduğu gerçeği, Kuntay’ın akıcı üslubuyla adeta bir roman gibi sahnelenirken, surların arkasındaki Bizans’ın ruh hali ve Avrupa’nın o dönemki siyasi parçalanmışlığı da panoramik bir şekilde sunulur. Mithat Cemal Kuntay’ın tarihi bir şahsiyeti anlatırken sergilediği epik ama bir o kadar da nesnel üslup, şiirsel anlatımıyla birleşerek fethin heyecanını ve genç sultanın omuzlarındaki ağır yükü okura derinden hissettirir. Özetle; tarihin tozlu sayfalarını edebiyatın canlı nefesiyle üfleyen Fatih ve Fetih, Fatih Sultan Mehmet’i hem bir devlet adamı, hem bir asker, hem de bir entelektüel olarak önümüze koyan, edebi değeri yüksek ve tek solukta okunacak nitelikte bir eserdir. Herkese iyi okumalar dilerim..
Alıntı
Fatih ve Fetih Fatih Sultan MehmetMithat Cemal Kuntay · Alfa Yayınları · 2018127 okunma
Oyunlarla Yaşayanlar
8/10
·108 syf.··
2026 36. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 16:20
Oğuz Atay’ın "Oyunlarla Yaşayanlar" kitabını bitirdim ama bende bıraktığı his buruk oldu, gelin size biraz anlatayım. Hikayenin merkezinde Coşkun Ermiş adında emekli bir tarih öğretmeni var. Adam hayatın gerçeklerinden, sorumluluklarından o kadar korkuyor ki, çareyi sürekli kafasında oyunlar oynamakta bulmuş. Hayatı, evliliği, ilişkileri, hatta ölümü bile bir tiyatro sahnesine dönüştürüp duruyor. Herkes ondan normal bir insan gibi yaşamasını beklerken, o gitgide kendi hayal dünyasına gömülüyor. Dürüst olmam gerekirse ben Coşkun karakterini o kadar da beğenmedim, beni pek cezbetmedi. Çünkü adamın bu oyunlara sığınma mevzusu bana biraz korkaklık gibi geldi. Hayatın gerçekleriyle yüzleşmek, mücadele etmek yerine sürekli kendi yarattığı güvenli illüzyona kaçıyor, sorumluluk almaktan pısırıkça sıyrılıyor. Yine de Oğuz Atay'ın melankolik ve ironik anlatımı, Biz gerçekten yaşıyor muyuz yoksa rollere mi sığınıyoruz? sorgulaması fena değil. Yani kitap edebi olarak insanı bir tartıya çıkarıyor ama başkarakterin bu kaçak dövüşen tavrı insanı deli de edebiliyor. Siz de bir bakın bakalım, siz bu Coşkun’un korkaklığına mı kızacaksınız yoksa ona acıyacak mısınız? Herkese iyi okumalar dilerim...
Alıntı
Oyunlarla YaşayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202011,6bin okunma
Julius Caesar
Puan vermedi·168 syf.··
2026 33. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 12:17
Shakespeare’in Julius Caesar’ı, sadece tarihin en meşhur suikastını anlatmaz; gücün insan ruhunu nasıl eğip büktüğünü, politikanın o kirli koridorlarında erdemin nasıl can verdiğini gözler önüne serer. Oyunu bitirdiğinizde elinizde kalan şey siyah ya da beyaz bir hikaye değil, insanı kendi vicdanıyla baş başa bırakan gri bir alandır. ​Hikayenin fitilini ateşleyen, perde arkasındaki o asıl sinsi zekayla, yani Cassius ile başlamak gerekir. Cassius, edebi anlamda tam bir manipülasyon ustası, arka plan fitneciliğinin kitabını yazmış bir karakterdir. Onun Sezar’a olan kuyruk acısı ve kişisel hırsları olmasaydı, belki de tarihin akışı değişmeyecekti. Cassius, Brutus’ün asil, temiz duygularını ve cumhuriyet aşkını o kadar profesyonelce ilmek ilmek işler ki, kendi şahsi kinini Brutus’e "halkın ve Roma’nın kurtuluşu" diye yutturmayı başarır. ​Burada oyunun en trajik figürü olan Brutus çıkar sahneye. Brutus’ü halkı için, ülkesi bir monarşiye evrilmesin diye elini taşın altına koyduğu için haklı ve asil bulmamak elde değildir. O, Sezar’ı şahsi bir düşmanlıktan değil, "Sezar’ı severim ama Roma’yı daha çok severim" diyerek, tamamen idealleri uğruna hançerler. Fakat Brutus’ün en büyük trajedisi, temiz kalpli bir idealistin kirli siyaset arenasında asla hayatta kalamayacağı gerçeğidir. Halkına ve insanlığa olan aşırı, saf güveni; mantığa oynayan hitabeti onun sonunu hazırlar. ​İşte tam o kırılma noktasında, siyaset sahnesinin dâhisi Marcus Antonius devleşir. Brutus’ün en büyük hatası, Antonius'a o cenaze kürsüsünü bırakmak olur. Antonius'nun o muazzam nutku ve ardından hamleleri tam bir edebi şaheserdir. Brutus halkın mantığına hitap edip kaybederken; Antonius duyguya, Sezar’ın kanlı pelerinine, bedenindeki yara izlerine ve vasiyetine oynayarak kalabalıkları galeyana getirir. "Brutus
Alıntı
Julius CaesarWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20215,9bin okunma