Beynini çok iyi tanıyordu. Hangi kararı verirse versin bu duyguyu yaşamak zorundaydı çünkü insan beyni her zaman tercih etmediği seçenekte takılıp kalırdı.
Çaresizlik o kadar derin bir kuyudur ki içine düşüp de çıkamayacağını anladığında onu sevmeye başlarsın. Bunu da ancak ya kendini kandırarak ya da inanarak yapabilirsin. Dinlerin bu kadar güçlü olmasının en büyük nedeni bu değil mi? İnsanlara inanabilecekleri bir fikir sunuyorlar. Ölüm sonrası sonsuz hayat.
Ünlü Yunan tarihçi Herodot'un bir sözü var. Milattan önce 400'lerde demiş ki; Yaşamın bu kadar ağır olduğu bir dönemde ölüm, insan için aranan bir sığınak haline gelmiştir.
Kim bilir belki de kar tanelerinin havadaki bu sakin salınımı onu izleyen insanlara bulaşıyordu. Öyle ya eğer duygular bulaşıcıysa sakinlik de pekala bulaşıcı olabilirdi.