Erişkin bir insan hala bencilce davranmaya devam ediyorsa, bu onun iç dünyasında güçsüz olduğunun belirtisidir. Bir anlamda bencillik, aciziyetin ters bir rolle dışarıya ifade edilmesi demektir.
... Bu noktada sabır yönetimi, biraz da zaman yönetimidir diyebiliriz. Geçmişte bazı filozoflar taşın üzerine "BUGÜN" yazarak odalarına koyar, zihinleri başka zamanlara kaydığında onu hatırlayıp yaşadıkları ana dönerlerdi.
Hiçbir çaba göstermeden yaşananlara teslim olmak, sabır değil atalettir. Çünkü sonuçta kaderinde olanı yaşayacağını düşünmek, insanın kendini bırakmasına sebep olabilir. Fakat kadere imanın sabır yönünü gösteren asıl davranış, durumu değiştirmek için sonuna kadar uğraşıp elinden gelen her şeyi yaptıktan sonra sonucu kabullenmektir.
Sabır geciktirmek değil, doğanın hızına uymaktır. Modern hayatın dayattığı "Acele et ki tuttuğunu koparasın" ikazı çok da doğru değildir. Çünkü tabiatın hızına uymayan insan, bunun bedelini arkasından koştuklarını kaybetmekle öder.
Çocuğunuz oyun oynarken, ona oyuncağını iki dakika havada tutmasını söyleyerek sabır eğitimi verebiliriz. Beklemeyi öğrenmesine yarayacak tavırlar takınmak, çocuğa dürtü yönetimini de öğretecektir.