Eski bir dostum her zaman şöyle der: "İnsanlar bildiklerinin yüzde yirmi beşini öğretmenlerinden, yüzde yirmi beşini kendilerine kulak vererek, yüzde yirmi beşini dostlarından, yüzde yirmi beşini de zamandan öğrenirler."
Carl Gustav Jung'a göre, hepimiz aynı pınarın suyunu içiyorduk. Buna "dünyanın ruhu" deniyordu. Bağımsız bireyler olmak için ne kadar çaba harcarsak harcayalım, belleğimizin bir bölümü aynı kalıyordu. Hepimiz güzellik, dans, tanrısallık ve müzik idealini arıyorduk.