Biblio

Biblio
@bibliograf
Kitaplık tam düşündüğü gibiydi. Yeşil siperlikli lambalar çöken alacakaranlıkta huzurlu ışık halkaları çiziyor, şöminede küçük bir ateş yanıyordu. Lily içeri girince Selden ateşin yanındaki koltuğunu onu karşılamak üzere kenara itmişti. Şaşırdığını belli etmeyen Selden sessizce durmuş, kızın konuşmasını beklemişti, Lily ise anıların hücumuyla eşikte bir an kalmıştı. Dekor değişmemişti. Selden'in La Bruyere kitabını aldığı rafı tanıdı Lily, kendisi o değerli cildi incelerken Selden’in dayandığı koltuğun eprimiş kolçağını da. Ama o gün zengin Eylül ışığı odayı doldurmuş, onu dış dünyanın bir parçası gibi göstermişti; şimdiyse siperlikli lambalar ve yanan şömine odayı sokağa çöken karanlıktan koparıyor, içeriye tatlı bir mahremiyet havası veriyordu.
Sayfa 338·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Üzerine bastıran bu anılar Selden'in sözde soğukluğuna karşı duyduğu bütün öfkeyi alıp götürdü. İki kez kıza yardıma hazır olmuştu Selden -kendi dediği gibi, onu severek yardıma-, üçüncü seferde kızı yüzüstü bırakmış gibi göründüyse Lily kendinden başka kimi suçlayabilirdi ki? Eh, hayatının o bölümü geçmişte kalmıştı; aklının neden hâlâ o günlere takılı kaldığını anlayamıyordu. Ama Selden’i görmek için duyduğu ani arzu geçmedi; onun evinin karşısında dururken açlığa dönüştü. Yağmurla yıkanan sokak karanlık ve ıssızdı. Lily, Selden'in sakin odasını, kitap raflarını, şöminedeki ateşi gözünde canlandırdı. Başını kaldırıp bakınca penceresinde ışık gördü; karşı kaldırıma geçip Selden'in oturduğu binaya girdi.
Sayfa 337·Kitabı okudu
Çömeldi, çabucak tutuşturdu odunları. Hala gözlerini dolduran gözyaşlarının arasından garip bir biçimde parladığını gördüğü alevler, Lily’nin bir enkaza benzeyen beyaz yüzüne vuruyordu. Sessizce bakıştılar. Sonra Lily yine, 'Eve gidemedim,' dedi. 'Hayır, hayır, buraya geldin canım! Üşümüşsün, yorulmuşsun, sakince otur, ben sana çay hazırlayayım.' Gerty farkında olmaksızın işi gereği kullandığı avutucu ses tonuna başvurmuştu; bütün kişisel duyguları durumu yönetebilmek gayretinin içinde erimişti, deneyimleri ona yarayı incelemeden önce kanamanın durdurulması gerektiğini öğretmişti. Lily ateşe eğilerek sessizce oturdu; sessizlik yüzünden uyuyamayan bir çocuğu tanıdık seslerin sakinleştirmesi gibi arkasında tıkırdayan fincanların sesi de onu yatıştırıyordu. Ama Gerty elinde çayla yanına gelince fincanı kenara itti, bildiği odaya yabancı gözlerle baktı. 'Yalnız kalmaya tahammül edemediğim için geldim buraya,' dedi.
Sayfa 182·Kitabı okudu
Lily’nin yaslanabileceği biri yoktu. Halası ile ilişkisi, merdivende rastladığı gelip geçici kiracılarınki kadar yüzeyseldi. Ama halasıyla daha yakın olmuş olsalardı bile Bayan Peniston'un Lily’ninki gibi bir acıya sığınak ya da anlayış sunacağını düşünmek olanaksızdı. Anlatılabilecek acı sadece yarım bir acıysa, o yaraya dokunan merhametin iyileştirme gücü de azdır. Lily'nin özlediği, kendisine sarılan kolların oluşturacağı karanlıktı, yalnızlık olmayan, soluğunu tutmuş şefkat olan sessizlikti.
Sayfa 166·Kitabı okudu
Selden hiç konuşmadan ona kolunu uzatmıştı. Lily sessizce onun koluna girdi, yemek odasına doğru değil de oraya doğru ilerleyenlerin aksi yönüne doğru yürüdüler. Lily’nin etrafındaki yüzler rüyada akıp geçen imgeler gibi kayıyorlardı yanından; Selden'in onu nereye götürdüğünün farkında değildi, ta ki yanyana dizilmiş salonların en ucunda camlı bir kapıdan geçip kendilerini ansızın bir bahçenin mis kokulu sessizliğinde bulana dek. Ayaklarının altında çakıllar tıkırdıyor, yaz gecesinin saydam loşluğu onları kuşatıyordu. Asılı ışıklar bitkilerin derinliklerinde zümrütten oyuklar doğuruyorlar, bir fıskiyenin zambakların üstüne püsküren sularını aklaştırıyorlardı. O büyülü yer ıssızdı; sadece havuzdaki nilüferlere çarpan su sesi ve uzaktaki durgun bir gölün öte yanından üflenmiş olabilecek müzik dışında hiçbir şey duyulmuyordu. Selden ile Lily konuşmadılar, o sahnenin gerçekdışılığını kendi düşsel algılarının bir parçası olarak kabul edip sustular. Yüzlerinde ılık bir esinti hissetselerdi şaşırtmayacaklardı ya da dalların arasındaki ışıkların yıldızlı gökkubbede tekrarlandığını. Onları kuşatan tuhaf yalnızlık o yalnızlıkta başbaşa ve birlikte olmanın hoşluğundan daha tuhaf değildi. Sonunda Lily elini çekti, bir adım uzaklaşınca beyaz giysili zarif bedeni dalların karanlığında iyice belirginleşti. Selden peşinden gitti, suskunluklarını sürdürerek fıskiyenin yanındaki bir banka oturdular.
Sayfa 154·Kitabı okudu