Fabrika avlularında her gün iki kamyon yola çıkar,birinin hedefi depolar ve mağazalar, diğerinin çöp dökme alanlarıdır. İçinde yetiştiğimiz hikaye, bizi yalnızca ilk kamyonla ilgilenmeye(dikkatimizi ona yöneltmeye, ona değer vermeye, özen göstermeye) yöneltir. İkinciye gelince onu sadece yemek artıkları çöp tepelerinde süzülüp arka bahçemizde sızdığında fark ederiz. o çöp tepelerinde ne düşüncelerimizde yer veririz ne de gidip ziyaret ederiz, tıpkı kenar mahallelere, mülteci kamplarına gitmediğimiz gibi
1. Dünya Savaşıyla şekillenen Ortadoğu hakkında akıcı bir kitap. Günümüz Ortadoğu devletlerinin şekillenmesi Filistin meselesi, siyonizmin dünya savaşındaki etkileri gibi bir çok konuyu belgesel tadında anlatan bir kitap. Şahsen tarihle ilgilenmeyen biri olmama rağmen kitabı severek okudum.
murat menteş ismi ruhi mücerretten sonra daha az heyecanlandırır oldu. kitaptaki karakterler ve orijinal cümleler çok iyi olsa da, diğer romanlarını okuduğum için olsa gerek biraz sıradan kalıyor