'Kızım, unutma ki hadiselerin iki yönü vardır. Bizler ancak bir yönünü görüp karar vermekteyiz; ama görünmeyen hikmetli yönleri ortaya çıktığında secdelere kapanıp hayretler içinde kalacağınuz kadar ibretli güzellikler ortaya çıkacaktır.
Bil ki evladım, her kul, farklı bir şekilde imtihan olur. Her imtihan ise kulun sabrı ve tevekkülü ile ölçülür. Başa gelen her kötü şey, sonuç olarak kötü olmayacağı gibi,her iyi şey de iyiyle bitmeyecektir. Unutma ki her kışın bir baharı, her gecenin bir sabahı vardır."'
"Ahmet Ağa, zulüm insanı abat etmez, kahreder. Lanetli bir insan olarak bir ömür sürmektense masum duasıyla bir gün yaşa yeter. Unutma ki Rabb'im tokadını öyle bir vurur ki yıllar boyu destan gibi söylenir, durur."
İnsan imtihanların şiddetine göre olgunlaşır, kemal bulur.
Kışı yaşamayan yazın değerini bilemeyeceği gibi, aç kalmayan da ekmeği takdir edemez. Kış, yaz için lazımdır, açlık da ekmek için...
Huzur ve mutluluk, acı ve elemden sonra değer kazanır.
Hayal kurmak... Çocukluk dünyamın vazgeçilmez iksiriydi.
Çaresizliğimi hayal kurarak çözüyor, kimsesizliğimi onunla gideriyordum. O, benim dert ortağımdı. Gerçek hayatta hasretini çektiğim arzumu, hülyalarda yaşamak... Hayal dünyası, belki de tek nefes aldığım âlemdi.
Şu anda bir nebze kabuk bağlamış olan binlerce yaramın, yeniden kanamasından korkuyorum.Ne olur bu dayanılmaz hayat filmini bana tekrar seyrettirmeyin.