"Sahi iki kişinin el ele tutuşup mutlu mesut dolaşmalarını doğal bir güzellik olarak algılayan bu insanlar, bir başına yürürken gülen birini niye yadırgarlardı? Ne yani, yalnız olmak suç muydu?"
"İki husus kafamda dolaşıyordu; ölmek ve delirmek. İki hâl de ne hissedilebilir ne de doğrulanabilirdi. Ölmüş ya da delirmiş olabilirdim yani. Delirdiğimi kimselere belli etmemek için hep sakinlikten bahsediyorduysam, ölmüş olduğum anlaşılmasın diye yaşıyor muydum yoksa?"
"Hiçbir şey yapmadan oturan insanların devasa yükler taşıdığından şüphelenirdim. Zor olan zihninde dönen binlerce fikre rağmen hiçliği koruyabilmekti çünkü. Herkes bağırırken onların seslerini dahi bastıracak kadar susmak gibi."
"Belki de bir hikâyem olmadığı içindi. Ancak güzelliğinden şüphe duyulmayacak bir hikâyesi olanlar, sağ salim varacaklardı kendilerine. Bunu biliyordum."