Mazi bir hayal, âti bir hülya idi ve insan ömrü hep bu kısacık anlardan ve belki sadece tek bir andan ibaretti. Nitekim, ben, bundan otuz yıl evvel hayatımın bütün tadını, bütün saadetini bir şarkının devam müddetince tatmış ve en büyük acısını, en büyük felaketini de yine aynı şarkıyı dinlerken duyup çekmiştim.
Bence, her sesin bir yüzü vardır ama, tepeden tırnağa, bu derece şekilleşmiş, cisimleşmiş, sahibinin kalıp ve kıyafetini bile bu derece göz önüne getiren bir ses, hiç işitilmemiştir sanırım.