Ben gündelik şeyleri düşünüp, düşünmeye devam ettiğim uzamdaki adsız alanda rüya görürüm -anlaşılmayanın evrensel, boğucu amniyotik sıvısının içinde yüzen, gözleri olmayan, anlama adında bir fetüs olarak. Romanlarımın aşırı uzun ve -şimdilik- doğru düzgün bir finale ulaşmamış olması belki de bu yüzdendir. Ben henüz bu standarda uygun beslenmeyi sağlayamıyorum, ne teknik ne de etik olarak.
ancak ben "hassas" insanların başkalarını incittiklerini defalarca gördüm. "dürüst ve açık" insanların istediklerini almak için işlerine geldiği gibi davrandıklarını gördüm. "karşısındakinin yüreğindekileri anlamakta becerikli" insanların hiç de içten olmayan övgülere kolayca kandıklarını gördüm.
bu durumda bizler kendimiz hakkında gerçekte ne biliyor olabiliriz ki?
"yapabilirim sanırım" diye yanıtladı Sumire. Ama sesi sanki tanımadığı biri başka bir odadan onun yerine konuşuyormuş gibi geldi kulağına. Şuan benden ne istense, ne emredilse hiç tereddütsüz evet diye yanıtlayıvereceğim.