Sahici bir şey... Nedir ki?
Duygular değil,
akıl bilinçaltına yenik,
ruh yitik...
O halde ben,
kim?
Şimdi bir şeye inanmak yeniden imkansız.
Savaşa gider gibi zırhlanmanın hırsı içimde.
Fethedilmesin diye inşaasını sürdüğüm kale
Firdevs için değil miydi?
Firdevs ya niye beni cezbetmedi?
Bu işte hep bir terslik ya da hep ben de bir yanlışlık...
Susturulmuşluğun gücü ve bağımsızlığıyla sörf halindeyim,
hükmediyorum içimdeki denizlere
Arayışı unutmanın aptallığı mı bu?
Yoksa arayışa başladığım yerde miyim ben yine?