BİHTER

BİHTER
@bihternr
af
"Nehrin akışıyla boğuşmayı bırakalım, artık ona hükmedelim." 'Sekiz Katlı Asil Yol'
Reklam
Yarın ne olursa olsun, bugün elimi tuttuğunu biliyorum. Ve ben, içimdeki o küçük neşeyle birlikte, her yeni güne yeniden başlayabilirim.
La Loba tatlı bir öfke hissediyorum, kanımda ateş akıyor. içimden geçen ve bacaklarımdan geçen kan dünyayı besliyor. ayaklarımı daha çok tapacağımı hissettiğim bu yere dikmek istiyorum: rahatsız etme, hat çizme, kenarları genişletme gücü. gerçek varlığımızı, budanmış, bastırılmış, güvensiz, sessiz ve düşmemizi istedikleri bir yerde demirlemek. hissediyorum ve öfkelenmenizi istiyorum. acı ve şüphenin var olan yapılarını rahatsız eden, sarsan, hareket ettiren bu ateşten, ölüm, yaşam. içimize ektiklerinden şüpheliyim, kaşlarını çatarak, sessizlikle yediğimizden. çığlıkları kapatıyorum. gözyaşları içinde gizleniyoruz, bedenimizin kötüye kullanılmasını ve bizi olduğumuzdan mahrum bırakmamızı sağlayan bir kültürde sadece iyi kızlar, onaylanmamız için her şeyi kabul eden ve küçülten kızlar. nasıl olunmalı ? seni çağırmak için mi ? senden mi doğdum? ve sonra da zevk almadan yuttuğumuz, yıkıcı yalanların tatlı öfkesini haykırıyoruz. davullar çalsın. büyücüler, arkadaşlar, henüz tanışmadığım kadınlar: seni çağırıyorum. zaman bizi bir araya getiriği bir masaya koysun: hep birlikte. özgür, vahşi ve histerik dans etmenin tadını kutluyorum. yaşlanmak ve kendi kendimize sevilmek...
Pulbiber Mahallesi
Mahallemizde fazla aşk, fazla kediyi, fazla kedi fazla felaketi kovalardı. Havaya ateş eden tabancalardı isli binalar. Herkes şiir kişisiydi, Zeyna* şiir kedisi Gözleri fotoğraflarda kırmızı çıkan bir albino Herkesin badiresi vardı, herkesin felaketi Alışverişlerde bir badireye iki felaket trampa. Bir deliydi mahallemiz ilaçlarını içmeyi unutmuş Mahallenin sapığı mantosunun önünü açıp Düşlerinin pul pul dökülen derisini gösterdi Leman’a Minör hayatların majör depresyonu, Eklem yerlerinde iyileşmezdi egzama. Ay sedefe yakalanmış yüzüyle Saklanırdı bulutların arasında Aniden açılan bir bavuldan Sokağın ortasına, tekerlenerek çıkardı sonra.