Yorgunum ve unutmak istiyorum. Bir zamanlar direncimi artırıyorlardı. Şimdi ise tüketiyorlar beni. Bunları unutmanın ihanet olacağını düşünüyordum. Şimdi unutmak için her şeyi deniyorum. Yaşadıklarımdan öğrendiklerimle kalmak istiyorum. Yürüdüğüm sokaklarda peşimden gelen ayak seslerinin geçmişimden kopup gelen adımlar olduğunu düşünmek yorucu. Sürekli geriye dönüp bakmak. Karşılaştığım her yüzün geçmişten gelen bir yüz olduğu sanıları. Vitrinlerde eskiden kalma fotoğraflar, billboard’larda tiksinti verici hayat iksirleri. Bu şehirde her şeyle önceden karşılaşmış gibi hissediyorum. Sokaklar ne kadar da birbirine benziyor, insanlar yüzüme bakmamaya çalışıyor yanımdan geçerken. Beni tanımıyormuş gibi davranıyorlar, oysa daha önce hepsiyle tek tek karşılaştım. Bakışlarından tanıyorum onları. Güvensiz yürüyüşlerinden, düzensiz nefes alışlarından, gözlerini birbirlerinden kaçırışlarından, susuşlarından ve omurgalarından tanıyorum. Her zaman eğik oldular…
Geçmiş zaman izleri boynuma dolanıyor. Freud!…
- Düş yakamdan, doğru söylüyor olamazsın.
Olmamalısın!…
Bir gün buradan çıkacağım. Yüz yüze geleceğiz. Bakışlarınızı kaçıracaksınız. Adımlarınızı hızlandıracaksınız. Ben size alaylı bir gülümsemeyle bakacağım. Sizi umursamayacağım, yenildiğinizi farkedeceksiniz.