- Benim masum olduğumu nereden çıkartıyorsun?
- Unutma hep senin yanındaydım, bunu biliyorum. Sen acı çektin ve bazı şeyleri söylemeye hakkın var. Sen sadece kendine zarar verdin, başkalarına değil. Bu ikisi çok farklı…
En son hangi acı seni uykusuz bıraktı, en son hangi coğrafyaya gözyaşı döktün, en son hangi cümle beynini darmadağın edercesine odanın duvarlarında yankılandı, söylesene?
Yüz soruda hayatı öğreten kitaplarla ahkâm kesiyorsun ortalıkta. Aptal şarkı sözlerinden aşkı öğrenme hevesindesin.
“Hayatı kalabalıklaştırdıkça içinde kaybolursun. Kendi kalabalıklarının arasında kutsallarını yitirdin.
Bugün yaşamak için güzel bir gün…
Hayatını kalabalıklaştırdıkça ölümü içinden çıkılmaz bir hale dönüştürüyorsun. ‘Sevgilim hayat’ palavralarını bırak artık. Ona çoğu zaman bir fahişe gibi davranıyorsun. Onu aldatıyorsun hâlâ. Şimdi düşkün bir kadın gibi, hayat arka sokaklarda dolaşıyor.
Hayatı, bir kitabı okur gibi geriye yaslanıp okuyamazsın. Direnişin ayakta filizlenir, yürüyüştür ayakta kalmanın besini. Geciktirilmiş bir yaşamın, zayıf kalmış kalbini taşıyorsun.”