h

h
@biitab
çünkü ben zamanın kulu değilim ben Allah’ın kuluyum
Kitapları, onların densizlikleriyle dolup taşmaktadır. Bu kitapları okuyanlar israiloğullarının Allah’a ve O’nun Elçilerine yönelik isyankâr tavırlarını açıkça görecektir. Şu örnekleri aktarmak istiyorum: Tevrat onlarla ilgili şöyle diyor: “Eğri ve sapık kuşak! Rabbe böyle mi karşılık verilir, ey akılsız ve bilgelikten yoksun halk?” (Rab): “Yüzümü onlardan çevirecek ve sonlarının ne olacağını göreceğim, dedi. Çünkü onlar sapık bir kuşak ve güvenilmez çocuklardır.
Tesniye, 32:5-6. Tesniye, 32:20
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kur’an-ı Kerim israiloğullarını acımasızlık, korkaklık, haset, taşkınlık, ahde hıyanet, Allah’a ve Resûlüne karşı küstahlıkla nitelemektedir. Onların, ancak zorlama ile boyun eğen ve başkalarının canına ve malına saygı duymayan bir millet olduklarını belirtmektedir.
Hz. Hasan (ra)’ın dediği gibi: “Eğer dünya senin için kalıcı olsa bile, sen dünya için kalıcı değilsin.” İşte bunu anlamalısın.
dünya ile ilgili sorunlar
Yani karşında dünya var, şeytan var, halk var ve bir de nefsin var. Bütün bunları aşmak zorundasın. Halktan olup da helak olanların hemen hepsi de Hak’tan ayrılıp uzaklaşanlardır.
İnsanın aşırı derecede, oburca yiyip içmesi kalbini karartıp taşlaştırır. Kalpteki nurun yok olmasına sebep olur. Nebi (sav)’den rivayet olunduğuna göre şöyle buyrulmuştur: “Fazla yiyip içmekle kalbinizi öldürmeyin. Çünkü kalpler de -nasıl ki bir ekine olması gerekenden fazla sulama yapıldığı takdirde ekinin bozulup çürümesine sebep oluyorsa- aşırı yemek içmek de kalpleri öldürmeye sebeptir.” Salihlerden biri, mideyi kalbin altında duran bir tencereye benzetir. Alttan tencere kaynadıkça, buharları kalbe doğru yükselir. Aşırı derecede buharın gitmesi halinde, kakbi kirletir ve karartır.