h

h
@biitab
çünkü ben zamanın kulu değilim ben Allah’ın kuluyum
Yokum arkadaş düşünmekle varılan tada hayata yalnızca kafanı banmak gövdende namusluca güdebilmek sevinci elbet burkulup kalkmaktan iyi. Kara gözlerimde uğuldayan bu değil ancak elde tüfenk, elde âlet, yürekte kor cebelleşmek yalanla, kirle, tahvilatlarla damarlarına papatyalar doldurarak bir serinlik olup dünyaya sokulmak.
Sayfa 111
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bizler iyi biliyoruz ki, israil ve onu destekleyen batılı güçler ve bilhassa amerika bizi bizden daha iyi tanımaktadır. Ellerindeki teknolojik imkânları kullanarak bizimle ilgili istedikleri bilgilere kolaylıkla ulaşmaktadırlar. Bu güçlerin elindeki imkânlardan -hiç şüphesiz- israil de yararlanmaktadır. Acaba dinimizin, maslahat ve varlığımızın öngördüğü şekilde düşmanımızı yeteri kadar tanıdık mı?
düşmanımızı tanıdık mı?
Herzl’in hatıralarında aktardığı üzere Sultan II. Abdülhamit, arabuluculuk için kendisiyle görüşmeye gelenlere şu cevabı vermiştir: “Bu toprakların bir karışını bile satmam, çünkü bu topraklar bana değil, halkıma aittir. Halkım bu imparatorluğun her karışını kanını feda ederek elde etmiştir. Milletim bu vatanı kanlarıyla zapt etmişlerdir. Bu toprakları kanlarımızla örteriz de elimizden alınmasına asla izin vermeyiz. O bizden ayrılıp uzaklaşamadan onu tekrar kanlarımızla örteriz. Ben onun hiç bir parçasını veremem. Bırakın Yahudiler milyarlarını kendilerine saklasınlar. İmparatorluk parçalandığı zaman onlar, Filistin’i karşılıksız ele geçirebilirler. Bu vatan ancak cesetlerimiz parçalanarak taksim edilebilir. Her ne şekilde olursa olsun bizi parçalamalarına asla izin vermeyeceğim.”
Theodor Herzl, Diaries (Günlükler), 19 Haziran 1896, s. 378. Yevmiyyât Herzl (Arapça çeviri), s.35
Herzl’e göre Filsiten’de bir Yahudi devleti kurulması için Osmanlı Devletinin yıkılması gerekiyordu. Herzl, bu durumu şöyle açıklıyordu: “Yahudi Devletinin kurulması için tek çıkar yol Osmanlı Devleti’ni yıkmak yahut parçalamaktır. Türkiye yakın gelecekte parçalanırsa, Filistin’de kurulacak Siyonist devlet, onun karşısında hep bir engel olarak kalacaktır.”
herzl’in günlükleri, 13 nisan 1896
Yahudilerin, Filistin’de köklü bir geçmişi bulunmamaktadır. Mâbed (tapınak) ile Süleyman Sarayı’nı saymazsak, bu sürgünden dokuz asır boyunca onlara ait hiçbir esere rastlamıyoruz. Tarihe baktığımızda Yahudilerin, Kenanlılar ülkesinin bir bölümünde küçük köylerde hayat sürdüklerini görüyoruz. Urşalim ve Şekip (Nablus) dışındaki şehirlerin tümü birer köy gibiydi.