BÜLBÜL KAPANI 3 #kitapyorumu
"Şu Karadeniz şahit olsun." diye sessizce mırıldandı. "Bu defa kaybetmedim, Ahu'm. Şu Karadeniz şahit olsun..." Minik bir tebessüm vardı dudaklarında. "Yaşattım."
Bu serinin her kitabının bir öncekinin üstüne çıkmasıyla biz okurları da fena yükseltmesi nasıl bir efsaneliktir. Lore kalemine bir kez daha hayran oldum.
Hikayemiz Karadeniz'de devam ediyor. Timur ve Ahu ikilimiz aile sıcaklığıyla sarmalanmış haldeler. Ama nasıl güzeller, Timur ise nasıl derin bir adam. Fazla konuşmayan bordo berelimiz bülbüller gibi şakıyor diyebilirim. Bizi de kendimizden geçiriyor.
Gidişata özellikle bayıldım, ilk yarısında aşka doyuyoruz mutlu mesutuz sonraki yarısında sonlara doğru bizi bir aksiyon drama bekliyor ki sevgili yazarımız akıllarımızı alırken kalbimize de korku tohumlarını bir güzel ekiyor. Yüreğim ağzımda okudum gerçekten de anlatım diliyle sahneler öyle etkileyici olmuş ki tamamen o hisse kapılıyorsunuz.
Aknene'nin olduğu tüm sahneler efsaneydi gülmekten ağladığımı bile söyleyebilirim. Timur, Ahu ve Aknene diyalogları favorimdi özellikle Buzağı Timur fazla orijinal olmuş. Ama asıl bomba Resul'un atmacasının Aknene'ye bir sürpriz yapması oldu. Asla beklemiyordum krize soktu beni. Aknene Ahu sahneleri anne kız sıcaklığı, Adem Timur kısımlarında baba oğul sıcaklığını hissediyoruz, gözler dolu dolu okundu. Kenan ve Kadir bir ton laf saydırırken bizim Barut Tim'inin gelmesi sakinleştirdi özlem de giderildi. Ama bu bir araya geliş biraz üzücüydü tekrarında mutluluk diliyor seriye hâlâ başlamamış olanları kınıyorum. Hemen alın ve okuyun. Şiddetle tavsiye ederim.