Aleyna

Aleyna
@bikitapmolasi
İlköğretim Matematik Öğretmeni Çokça kitap, kahve ve kediler..
Öğretmen
32 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
5/10
·272 syf.··
2025 8. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mart 2025 13:44
Freida ne yazarsa okuyacağımı bildiğim için kitabın çevrildiğini gördüğüm gibi okumaya başladım ve tek oturuşta bitirdim. Bu kadının da böyle bir huyu var asla komplike hikayeler yazmıyor ama yazdıklarını merak edip hikayenin sonunu görmek için kitabı elinizden bırakamıyorsunuz. Sadece yazarın sevmediğim tek yani her kitabın (şu ana kadar Türkçeye çevrilen her kitabını okudum) ama her kitabında okuyucuyu manipüle etmek için elinden geleni yapıyor. Hikayenin son 15-20 sayfasına kadar sizi öyle manipüle ediyor ki gerçek katil hariç herkesten şüpheleniyorsunuz. Ben bu tarz psikolojik gerilim kitapları okurken aman katili bulayım yarışına girmediğim için her türlü manipülasyonlara kanıyorum. Son birkaç kitabında finallerinin zorlama olduğunu düşünüyorum ama yine de keyifle okumaya devam ediyor. Freida okurken bilmeniz gereken tek şey bir plot twist sizi bekliyor ve bunun mantıklı olması bile gerekmiyor. Ayrıca Freida ile ilgili tek şikayetim de şu son sözlerinde her zaman ama her zaman ana karakterin karanlık bir yanı ya da sırrı oluyor. Yani psikolojik sorunları olmayan ve gerçekten masum ve mağdur birini yazmak bu kadar zor olmamalı. Sanırım benim için Hizmetçi1-2 ve Sakın Yalan Söyleme kitapları ile zirvesini yaptı ama yine de yazdığı her kitabı keyifle okumaya devam edeceğim. Kitap ve yazar hakkındaki yorumlarımk geçip konuya gelirsek Nora bir seri katilin kızı. Babasının tutuklanmasından 26 yıl sonra babasının yöntemleri ile seri cinayetler işlenmeye başlıyor ve ana karakterimiz seri katilin kızı olarak ilk şüpheli oluyor. Spoiler Yani açıkçası yazar önce Brady'nin sonra Phillip'in hatta bir nokta da Nora'nın bile katil olabileceği konusunda sizi manipüle ediyor ve bunu başarıyor da. Ben bir nokta da Nora'nın psikolojik sıkıntıları olduğunun ve çift kişilikli
Kilitli KapıFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20252,602 okunma
Reklam
10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2025 19:26
Kitabı bitirdiğim andan beri düşünüp duruyorum. Suzanne'nin önceden yazdıklarını, izlediklerimizi hepsini düşünüyorum ve bir kez daha bu kadına saygı duyuyorum. Ana seriden yıllar yıllar öncesini anlatan yan kitaplar yazıp ana seriyi anlamsızlaştırmayan hatta daha da derinleştiren başka bir seri okudum mu bilmiyorum. Ben 2012'den beri psikopatlık derecesinde bir Açlık Oyunları hayranı olduğum için objektif bir inceleme beklemeyin lütfen. Ben kitaba bayıldım. Çıkacağı haberinin çıktığı günden beri heyecanla bekliyordum. Aklımda hep ama biz Haymitch'in oyunlarını Ateşi Yakalamak kitabında okuduk tekrar okumak konuyu tekrara düşürmek sıkıcı olmaz mı diye düşünmüştüm ama Suzanne bir kez daha yanılttı bizi. Her ayrıntısıyla her referansıyla muhteşem bir kitaptı. Haymitch'in yaşadıkları, yaşamak zorunda bırakıldıkları canımı öyle çok yaktı ki. İsyandan ve devrimden tam 25 yıl önce o ateşi aslında onun yaktığını okuduk. Ateşi büyüten ve son noktaya getiren Katniss oldu. Düşüncelerimi o kadar toparlayamıyorum ki ne konuşacağımı bilmiyorum. Sadece bildiğim tek bir şey var o da Suzanne bu seriyle ilgili yeni bir cümle bile yazsa orada olacak ilk kişi ben olacağım. Son olarak söylemek istediğim bir şey var Kuşların ve Yılanların Şarkısı filmi çıktıktan sonra birçok insan Snow'u aklamaya aslında çok da kötü biri olmadığına kendilerini ikna etmeye çalışıyordu. Düşmanın kim olduğunu onlara çok iyi bir şekilde hatırlattığı için Suzanne'e teşekkür ederim. Başkan Snow güç tutkusu yüzünden 18 yaşından 83 yaşına kadar iğrenç şeyler yapmış ve bir sürü çocuğun kanını ellerinde toplamış iğrenç bir insandır. Ateşin bol olsun Snow. Ve kitapta aslında çok güzel bir detay var onu da yazıp bitirmek istiyorum. Lenore Dove'un Haymitch'ten son isteği hasatta bir gün doğumunun daha olmaması. Ve
Hasatta GündoğumuSuzanne Collins · Dex Kitap Yayınları · 2025858 okunma
7/10
·646 syf.··
Beğendi
·
2023 4. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2023 22:19
Çook koyu bir Açlık Oyunları hayranı olarak (evet bunu utanarak değil gururla söylüyorum çünkü 12 yaşında okuduğum ilk fantastik seriydi hata bana kitap alışkanlığını kazandıran ilk seriydi ama tabiki burada bundan bahsetmeyeceğim) seri boyunca iliklerime kadar nefret duyguları beslediğim Başkan Snow'un hikayesini okuyacak olmak beni çok germişti ve bu kitap çıktığı günden beri kitaplığımda sürünüyordu. En sonunda ne yapalım her kötü karakterin bir hikayesi vardır onu kötü karakter yapan şeyler vardır diyerek Snow'a sempati duyabilme ihtimalimi de alıp okumaya başladım. Kitabın ilk kısmı yavaş ilerlese de sıkıcı değildi ama kitabın en güzel kısmı kesinlikle ikinci kısmıydı. Yıllar sonra kendimi yine arenada bulmak çok garip ama tatmin edici duygular yaşattı bana ama üçünü kısma geçtiğimde hikayenin gidişatı birden çok yavaşladı kitabı elimden bırakacak gibi oldum. Kitabın en sevmediğim yani kesinlikle son 2 bölümdü yani böyle alakasız böyle pat diye yazılan bir final olmamalıydı kesinlikle ama yine de söz konusu Snow olunca finalde yaptığı şeyler ve aldığı kararlar tam da ona yakışır şekildeydi. Kitabı okurken bir an bile Snow'a sempati kurmadım veya üzülmedim dersem yalan olur ama Snow'a empati duyduğum anlarda hep yanında Lucy Gray vardı. Benim güzel kızım Lucy Gray. Öylesine bağlandım ve aşık oldum ki bu karaktere kesinlikle böyle bir finali hak etmiyordu. Kitabı okurken bir kez daha anlıyorsunuz ki Snow karakterini kötü karaktere dönüştüren bir travması yok o doğuştan kötü. Bazı yerlerde evet aşkı için yaptı, evet ailesi için yaptı diyorsunuz ama Snow için en başından beri sadece kendi vardı. Her olay sonrasında karakter kendi vicdanını rahatlatmak için bunu Lucy için yaptım dese de biraz düşündüğünüzde hep başarı hırsı, yönetme hırsı bir bakıma koltuk sevdası için
1000Kitap
Kuşların ve Yılanların ŞarkısıSuzanne Collins · Dex Kitap · 20241,978 okunma