Evet tek kelime ile inanılmaz. Bu benim ilk incelemem, inceleme yapmayı hiç aklımdan geçirmezdim ama bu kitabı okuduktan sonra içimdeki hisleri yazıya döküp birileriyle paylaşmazsam olmazdı. İşim sebebiyle biraz uzun sürdü, kitabı okumaya pek vakit bulamadım çünkü eve yorgun geliyordum. Ama çok akıcı ve eğlenceli bir kitaptı. Şu iki haftadır raporluyum, evdeyim ve ben 2. cildi bu iki hafta içinde okudum. Yani söylemek istediğim şu eğer zamanınız varsa bu kitabı bir haftada bile bitirebilirsiniz.
Şimdi gelelim kitaba. Kitabın konusu intikam ama bu sadece buz dağının görünen kısmı. Yok yok kitapta.
Alexandre Dumas; insanın iyi ve kötü olmasının sebebini, iyinin ve kötünün hatta iyiliğin ve kötülüğün ne olduğunu sorguluyor. Ona göre iyi veya kötü yoktur, umut veya umutsuzluk yoktur bunlar sadece birer karşılaştırmadır. Sadece hayat vardır ve biz bu hayatı yaşıyoruz.
Tanrı nedir, var mıdır, varsa ne yapıyordur, ve en önemlisi Tanrı seçici midir? Yani iyiyi ve kötüyü ayırıyor mu? İyilerin mi yanında kötülerin mi? Kötüler bu dünyada yaptıklarının cezasını yine bu dünyada çekecekler mi? Çekecekse kim tarafından? Ya da ilk başta dediğim gibi iyi ve kötü bizim; zamana, kişiye, ülkeye, millete, dine göre uydurduğumuz ve değiştirdiğimiz saçma sapan kavramlardan mı ibaret?
Karamazov kardeşler kitabından bir alıntı ile devam etmek istiyorum:
"Canavarlar cehenneme gidecekmiş; cehennem, yaptıkları kötülüğü, mahvettikleri hayatı geri getirebilir mi?"
Bu dünyada yapılan kötülükler, ihanetler, yine bu dünyada cezasız mı kalacak? Bir düşünün; tam iş yerinizde terfi ettiğinizde, sevdiğiniz kadınla evleneceğinizde hatta nişan gecenizde, birinin sevdiğiniz kadında, birinin ise terfi ettiğiniz konumda gözü varsa ve bunlar tanıyıp güvendiğiniz insanlarsa ve sırf bu kıskançlıkları