Tubarsln

"Müzikte ahengin kulağa hoş gelebilmesi için öncesinde ahenksizlik olmalıymış. Bu sebeple müzikte ahenk ve ahenksizliğin bir arada var olması gerekiyormuş. Yaşamımızın da müzik gibi olduğunu söylüyor. Uyumdan önce uyumsuzluk olduğu için hayatlarımızın güzelliğini hissedebiliyormuşuz."
Sayfa 102·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hepimiz öyleyiz. Yaralayarak yaşıyoruz.
Sayfa 79·Kitabı okudu
Spor yapıyor, çalışıyor, film izliyor, dinleniyordu. Minjun artık bu basit döngünün bir uyum içinde güzelce işlediğini hissetti. Sadece bunlara sahip olarak yaşayabileceğini geçirdi içinden.
Sayfa 52·Kitabı okudu
"Doğru düşünmüşsünüz" diye gülerek yanıtladı Areum. "Kitap okumanın dünyaya bakışımızı genişlettiği söylenir ki bu da dünyayı daha iyi anlayabilmemizi sağlar, anlayışa sahip oldukça da güçleniriz. Güçlendiğimiz yönünü başarıyla bağdaştıran insanlar olsa da durum yalnızca güçlenmekle sınırlı değil; anlayış beraberinde acıyı da getirir. Kitaplar, kısıtlı deneyimlerimizle hiç görmediğimiz bir dünyanın barındırdığı acılarla çevrelenmiştir. Bir başka deyişle, eskiden farkında olmadığımız ıstıraplarla karşı karşıya kalırız. Bir başkasının kederini derin- den hissederken sadece kendi başarımız ve mutluluğumuzun peşinden koşmak zorlaşır. Bu yüzden kitap okumanın, aksine bizleri bahsedilen o başarıdan uzaklaştırdığı kanaatindeyim. Kitaplar bizi başkalarının önüne ya da üstüne koymaz; başkalarının yanında durmamızda yardımcı olur. Bu sebeple bizler bir başka açıdan başarıya ulaşıyoruz aslında."
Sayfa 41·Kitabı okudu
İsmail Haniyye oğullarının vefatı sonrası büyük oğlu ile yanyana geliyor. Gördüğü an, koca adam hüngür hüngür ağlıyor babasına sarılıp, baba dağ gibi, babanın bir adı Uhud olsa yerinde bir teşbih olur. Oğlu, babanın yaslandığı göğsünde birkaç saniye sonra babanın rengine boyanıyor yeniden. "Biz daha büyük musibetlere hazırlardık kendimizi, sen büyüklerisin güç ol diyor" Uhud yeniden ayağa kaldırıyor omuzları düşen oğlunu. Üç ay sonra oğlu, babanın tabutuna sarılıyor, o dağ gibi adam tanımadığı onca sineye bir hüzün olarak düşüyor. Bu hüznü kendi için yaşıyor yaşayan. O sükûnet dolu dağ aramızda olmalı idi bir süre daha. O koca adamdan, onca acıya rağmen masumiyet kaynayan iki göz taşıyor diye düşünüyor.