Tubarsln

Telâş etme husûl-i maksada beyhûdedir zîrâ Mesâlih ü umûrın her biri bir vakte merhûndur" Siverekli İbrahim Re'fet
1000Kitap
Reklam
Mermileri bombaları güle çeviren ölümsüzlük diyarının laleleri, davamızın kan çiçekleri, yolumuzun nurdan hüzmeleri, Şehadet âşıklarının aziz öğretmenleri, Cihadın korkusuz savaşçıları, ölümü diriliş ve direnişe çeviren yiğit kahramanlar, toprağa döktüğünüz o mübarek kanın her damlası yüzlerce çiçek açtı; laleler, güller sümbüller yeşerdi bu topraklarda. Allah'ım Onları Rahmetinle Sevindir.
Filistin
Faiz iktisadi homoseksüelliktir, dedik. Faiz iktisadi ensesttir, dedik. Faiz iktisadi şirk, şirk ise itikadi faizciliktir, dedik. Ve faiz aynı zamanda iktisadi yamyamlıktır, dedik. Faiz yiyen bir toplumun gideceği nokta homoseksüelliğin yaygınlaşması olduğu gibi insan etini de yemek olacaktır. Çünkü tüm bu eylemlerin yapıları benzerdir. Epstein dosyaları sistemin tepesindekilerin insan eti yediklerini ortaya koyuyor zaten. Eğer müminler dur demezse insanlığın gideceği nokta da orası olacak ki Pluribus dizisinde hayvanları korumak adına protein ihtiyacı ölü insanların etinden karşılanıyor mesela. Yine benzer şekilde ‘From’ dizisindeki canavarlar insanların bağırsaklarını, iç organlarını yiyorlar. Görüyoruz ki yine Epstein dosyalarında bu da ayinlerinin bir parçası. Faiz insanlığın rızık sistemini zehirliyor ve faiz zehrine bulanmış rızıklar yedikçe insanlık ribevi bir karakter kazanarak enseste, eşcinselliğe, zinaya, kumara, yamyamlığa, putperestliğe, şirke, domuza, alkole, uyuşturucuya doğru ilerliyor. Ve parazit karakterli bir şey olan faiz, vücutları da hastalandırarak yine ribevi bir hastalık olan kanseri yayıyor. Kedilerdeki parazitleri yok eden bir ilacın kanserli hastaları tedavi ediyor olması da şaşırtıcı değil bu bakımdan. Evet tüm bunlar birbiriyle bağlantılı ve tevhidi bakışaçısı tüm bunları yekpare bir şekilde idrak edebilmemizi sağlıyor. Bu noktada kurtuluş yolu da açık: La ilahe illallah de, kurtul. Melih Oktay
1000Kitap
İnsan, kendini aradığı kadar insandır. Kendisini aramayan, sadece başkalarının gölgesinde yaşayan, başkasının düşünceleriyle yetinen, başkasının peşinden sürüklenen kimse aslında kendi olmaktan uzaktır. İnsan, önce içindeki ışığı fark etmeli, sonra o ışığın peşine düşmelidir. Çünkü gerçek yolculuk, insanın iç dünyasında başlayan yolculuktur. Cahit ZarifoğluCahit Zarifoğlu
Nebi (s.a.v.) ● "İnsanlara öyle bir zaman gelecek ki elbisenin insanın üstünde eskimesi gibi, Kur'ân insanların kalbinde eskiyecek. Yaptıkları tek şey, korkuyu hiç akıllarına getirmeksizin ümit etmek (recâ) olur. İyilik etseler Yaptığım kabul edilir muhakkak.'; kötülük etseler, 'Günahım nasılsa bağışlanır." diye düşünürler.
Reklam