gel
renklerinden allı pullu bir demet topla
yüzüne şairler aşık olsun gel.
muhtemel yalnızlıklara hüzünlü bir oda
hüzünlü yalnızlıklara dost olmaya gel.
biz musa değiliz,
ellerimize gülüşü asılı bir asamız yok
o sokağın sonunda bir u dönüşümüz yok gibiyiz
gözyaşlarımız mübarekliğini yitiriyor
seslerimiz kendi içimizde duvarlara çarpa çarpa isyan ediyor
gel
yaslanacak bir dağsın sen
ellere düşmek dillere dolanmak mümkün mü sen varken
gel ansızın
gün doğarken, gün baterken, yaz güze deveran ederken...
gel.