Sevgi göstermek için hep son anları bekliyorsunuz ; hastane koridorlarını, siren öncesini, veda vaktini ama ölümün son anı yok. O ansızın gelecek, yüreğinize binen pişmanlık hiç bir şey ifade etmeyecek.
Sordukları zaman, bana ne iş yaptığımı, evli olup olmadığımı, kocamın ne iş yaptığını, ana babamın ne olduklarını sordukları zaman, ne gibi koşullarda yaşadığımı, yanıtlarımı nasıl memnunlukla
Burada Tezer Özlünün kitapta yazdığı en sevdiğim bölüm var. Toplumun dayatmalara karşı en fazla anarşi barındıran paragraf. Çok ama çok güçlü cümleler. Hem alay ediyor hem nefret kusuyor. Gerçekten muazzam.