bilgesan

bilgesan
@bilgesan
28 okur puanı
Eylül 2018 tarihinde katıldı
Selim Işık yalnızlığını Kelimelerle besledi. Kelimelerin anlamını bilmeden önce tanıdığı yalnızlığı Kelimelerin içine yerleştirdi.Eski yaşantıların hastalığından yeni kalktığı sırada, aldırışsız kelimeler konuşurken, eski yaraların eski Kelimelerin göğsüne saplandığını duydu birden; sustu kaldı. Kelimeler yalnızlığını yaşamasına da bırakmadılar onu. Her yandan kuşatıp saldırdılar. Kullandığı Kelimeler de dönüp ezdi onu, soluksuz bıraktı. Sonra yatağından fırladı birden Selim; bütün Kelimeleri ve yaşantılarını ezdi ayağının altında. Güneşe çıktı. Güneş, gözünü acıttı bir süre sonra. Perdelerini kapayıp Kelimelerin karanlığına döndü. Birtakım Kelimeler bağışladı onu; aralarında gene yaşamasına izin verdiler. Bu Kelimelerle birlik olup amansızca saldırdılar başka Kelimelere: aşağılayan ezen soluk aldırmayan Kelimelere. Yendi , yenildi; sonunda gene yenildi Kelimelere , Kelimelerle birlikte açtığı savaşta. Yalnızlık hep oradaydı.
Sayfa 152·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kelimeden önce de Yalnızlık vardı. Ve Kelimeden sonra da var olmaya devam etti Yalnızlık... Kelimenin bittiği yerde başladı; Kelime söylenmeden önce başladı. Kelimeler, Yalnızlığı unutturdu ve Yalnızlık Kelimeyle birlikte yaşadı insanın içinde. Kelimeler, Yalnızlığı anlattı ve Yalnızlığın içinde eriyip kayboldu. Yalnız Kelimeler acıyı dindirdi ve Kelimeler insanın aklına geldikçe, Yalnızlık büyüdü, dayanılmaz oldu.
Sayfa 151·Kitabı okudu
Ansiklopedinin ‘U’ harfinde “us-akıl” maddesi şu kısa şiirle ne kadar büyük bir gerçeği belirtiyor: Tanrı usıg baştan alır O tuşinir yerge çünki Yani Allah aklımızı başımızdan aldı ama, bizim yerimize düşünmek için yaptı bunu. Bu sözde ne kadar çok gerçeğin birden gizli olduğunu söylemeye bilmem ihtiyaç var mı?
Sayfa 147·Kitabı okudu
Silahları ellerinde bulunduranlar, bir gün milletlerin kaderine sahip olacaklardır.
Sayfa 140·Kitabı okudu
gözden göze çok sessiz trenler kalkar konuşacaklarımız dağlar gibi birikti öpüşeceklerimiz ummana sığmaz ayrılık geldi üstüne tüy dikti
Sayfa 44