Yapay zeka ile soru cevap
İnsanlık için yapılabilecek en büyük hayır, bireylerin kendi potansiyellerini gerçekleştirmelerini sağlamak ve acıyı kalıcı olarak azaltmaktır. Tek bir insanın insanlık için yapabileceği en etkili eylemler, geçici yardımlardan ziyade sürdürülebilir ve çarpan etkisi olan adımlardır. İnsanlık İçin En İyi Hayır Nedir? * Eğitim ve Bilgi Yayma: İnsanlara balık vermek yerine balık tutmayı öğretmek, cehaleti yok eder. * Adaleti ve Eşitliği Savunmak: Toplumsal sistemlerin herkes için adil işlemesine katkı sağlamak, zulmü engeller. * Sürdürülebilir Çözümler Üretmek: Kalıcı temiz su kaynakları, yenilenebilir enerji veya kalıcı barınma çözümleri sunmak. * Bilimsel ve Teknolojik Gelişme: Hastalıklara çare bulmak veya yaşam kalitesini artıracak buluşlar yapmak milyarlarca insanı etkiler.
Tarihten öğrendiğimiz tek şey, insanların tarihten hiçbir şey öğrenmediğidir. Bernard Shaw
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sevmek sevdiğin için sevmediğin konularda bilgiler edinebilmektir belkide
Felsefe sinavina calisirken çok beğendiğim bir görüş vardı direkt ezberledim yaziiicam İnsan eylemleri gelişigüzel değildir bir amaç çerçevesinde yapılır bu yüzden geçmişte yaşanan olayları anlamak için o dönemin anlam dünyasını dikkate almak gerekir he bide fenomenoloji felsefe var 20. Yyde ortaya çıkmış husserl tarafından o da şöyle nesnelerin dış dünyadaki fiziksel varlığıyla değil o nesnelerin zihnimizde nasıl anlam kazandığı ile ilgilenen felsefesidir Husserl'in Epokhe dediği şey sayesinde daha önceki tüm hazır bilgileri askıya alarak nesneyle doğrudan bağ kurmaya çalışır
Ama sevdim seni ALLAH bilir , Sen bilmezsin “O” bilir…
Bismillâh deyip dîvan edebiyâtına giriyorum. Bulabildiğim şâir ve şâirelerin dîvanlarını okuyacağım. Tabiî okumadan önce -dîvânını okuyacağım kişinin- Türk olup olmadığını araştıracağım çünkü benim alanım umûmî Türk edebiyâtı, eğer Türk değilse bu edebiyâta dâhil değil demektir ve onun hakkında yazı yazamam, sâdece okuyup geçerim. Kendi alanımda hiçbir bilgiyi araştırmadan kabul etmiyorum, bu yüzden biyografilerinde Türk oldukları yazsa da benim de bir bakmam lâzım. Bu dîvanlardan sonra sıra el yazmalarını okumaya gelecek. Ona geçerken -eski şâirlerimizin çoğu en az iki dilde yazdığı için- Arapça ve Farsça öğreneceğim. Bu ikisini öğrenmenin başka artıları da var. Bir kere Kur'ân-ı Kerîmi aslından okuyabileceğim. Sonra İranda, Irakta, Sûriyede ve başka yerlerde yaşayıp Türkçe bilmeyen soydaşlarımla konuşup anlaşabileceğim. Daha fazla kaynağı inceleyebileceğim vs. Biraz karışık ilerliyorum ama yapacak bir şey yok, benim çalışma usûlüm bu. Sürekli aynı konuyla uğraşınca sıkılıyorum. O yüzden lehçeden lehçeye, dönemden döneme atlayıp duruyorum.
Duygu ve Düşünce