Sinan Canan Sözleri Bilme sınırlarımızı devamlı esnetmeye çalışmak öğrenmek ve düşünmek en temel meşgalemiz olmalıdır Hayatımızı kolaylaştırmayı vadeden cihazlar, dünyayı yavaş yavaş bize dar ediyor. Hayatımızı gereksiz yere karmaşıklaştırmak, bu çağda en mahir olduğumuz işlerden biri. Günümüzün en önemli sorunu eğitim sistemimizin parçalı ve uzmanlığa dayalı, ezberci anlayışıdır. Bilmediğini bilmek en iyisidir. Bilmeyip de bildiğini sanmak tehlikeli bir hastalıktır. Önemsiz denebilecek hiçbir olayın vuku bulmadığı bu kâinatta özgür iradeyle donatılmış olan SEN, her nefesinden sorumlusun aslında! Yeryüzünde dolaşan canlıların Allah katında en kötüsü, anlamayan ve düşünmeyen sağırlarla dilsizlerdir. Seni zapt etmek isteyen tüm sistemler, önce korkularını kullanır. İnandığım bir şey daha var: Küçük çabaların büyük sonuçlar doğurabilme yeteneği… Düşünemeyen, çağını okuyamayan, her şeyden öte, tatminsiz ve umutsuz bir neslin nelere mal olabileceğini bilmiyorlar, belki de bilmek istemiyorlar… Kavga insanla kader arasında değil artık, insanla kelime arasında. İnsanoğlunun kazanmakta/yakalamakta en çok zorlandığı (ama aynı zamanda da içine en kolay girebildiği) beceri; anda kalabilme, şimdide olabilme becerisidir. Kutsalları ve tabuları yıkmanın moda olduğu günümüzde neyi yıktığımızı, neyle mücadele ettiğimizi iyi düşünmek, entelektüel zihinlerin birinci görevi olmalı. Tevazu, sürekli olarak deneyime açık kapı bırakan, öğrenme hevesini körükleyen ve “tamamlanmışlık” hissini engelleyen içsel bir kalitedir.
1000Kitap
Mezuniyet mi, Gösteri mi? Son yıllarda mezuniyet törenlerine baktığımda içimde garip bir burukluk hissediyorum. Bir zamanlar bir dönemin sona erişini, verilen emeğin karşılığını ve çocukların masum sevincini temsil eden bu törenler, sanki başka bir kimliğe bürünmüş gibi görünüyor. Eskiden sadelik vardı. Birkaç fotoğraf, samimi bir kutlama ve geleceğe dair güzel temenniler… Bugün ise çoğu zaman törenlerin merkezinde öğrencilerden çok gösteriş yer alıyor. Kimin kıyafeti daha dikkat çekici, kimin organizasyonu daha görkemli, kimin paylaşımı daha çok beğeni alacak; bütün bunlar eğitimin özünü gölgede bırakıyor. Ülke gündemine baktığımızda da benzer bir tabloyla karşılaşıyoruz. Ekonomik zorlukların, eğitimde fırsat eşitsizliklerinin ve gençlerin gelecek kaygısının konuşulduğu bir dönemde, bazen şeklin özün önüne geçtiğini görüyoruz. Oysa eğitim; sahnelerden, ışıklardan ve süslü organizasyonlardan önce bilgiyle, ahlakla ve karakterle ilgilidir. Bir öğrencinin kazandığı en büyük başarı pahalı bir mezuniyet kıyafeti değil; öğrendiği bir bilgi, geliştirdiği bir beceri ve kazandığı güzel bir ahlaktır. Eğitimin gerçek değeri de burada saklıdır. Belki de yeniden sadeliğin kıymetini hatırlamamız gerekiyor. Çünkü insanı büyüten şey gösteriş değil, emektir. Kalıcı olan alkışların gürültüsü değil, geride bırakılan güzel izlerdir. Eğitim de ancak özüne döndüğünde toplumun geleceğini aydınlatabilir. Mezuniyetler elbette kutlanmalıdır; fakat unutulmamalıdır ki bir eğitim yolculuğunun en değerli hatırası, gösterişli törenler değil, insanın zihnine ve karakterine kattıklarıdır.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Feminizm İrem Çandır
Eğitim, bireyin bilgi, beceri ve değerler kazanarak toplumsal yaşama etkin bir şekilde katılmasını sağlayan temel bir süreçtir. Kadınların eğitim hakkına erişimi, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasında ve kadınların bireysel özgürlüklerini geliştirmelerinde önemli bir role sahiptir. Tarihsel süreç içerisinde birçok toplumda kadınlar eğitim olanaklarından erkeklerle eşit düzeyde yararlanamamış, bu durum onların ekonomik, sosyal ve siyasal alanlardaki konumlarını da etkilemiştir. Feminist kuram, eğitimi yalnızca bilgi aktarımını sağlayan bir kurum olarak değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet rollerinin üretildiği ve yeniden şekillendirildiği bir alan olarak değerlendirmektedir. Kadınların eğitim düzeylerinin yükselmesi, ekonomik bağımsızlık kazanmalarına, toplumsal yaşamda daha görünür olmalarına ve karar alma mekanizmalarına daha etkin katılmalarına katkı sağlamaktadır. Eğitim aynı zamanda kadınların özgüven geliştirmelerine, eleştirel düşünme becerilerini artırmalarına ve toplumsal eşitsizliklere karşı farkındalık kazanmalarına olanak tanımaktadır. Bu nedenle eğitim, kadınların bireysel gelişimlerini destekleyen ve toplumsal dönüşümü mümkün kılan en önemli araçlardan biri olarak kabul edilmektedir. Feminist perspektiften bakıldığında, kadınların eğitime eşit erişimi yalnızca bireysel bir hak değil, aynı zamanda toplumsal adalet ve eşitlik mücadelesinin temel unsurlarından biridir.
Yeni Bir “Dünya Okulu” Mümkün Mü?
🌏 Mevcut eğitim sistemleri bireysel farklılıkları göz ardı eden, insan doğasına uyum sağlamakta zorlanan, tek tip ve zorlayıcı yapılar olarak küresel ölçekte hâkim durumdadır. Oysa yapay zekâ, sanal gerçeklik ve açık kaynaklı eğitim platformları sayesinde kişiselleştirilmiş öğrenme sistemleri artık küresel ölçekte erişilebilir hale gelmektedir. “Ya öğreten ol, ya öğrenen ol, ya dinleyen ol, ya da ilmi destekleyen ol. Beşincisi olma, helâk olursun!” Hz. Muhammed (Taberânî, Beyhakî) Dünya Bir Okul Olsaydı… Hayal edin; dünya kocaman bir okul… Bu okulda insanlar, hayvanlar, ağaçlar, taşlar, yıldızlar… Kısacası; her şey bir rol üstlenmiş. Kimileri öğretiyor, kimileri öğreniyor, kimileri sadece dinliyor ya da destekliyor. Ama bir gerçek var: Beşinci bir şık yok… Ya bu büyük okulun içinde bir yeriniz vardır ya da sistemin tamamen dışında kalacaksınız. İşin doğrusu, özü aynı olan her canlı ya da cansız varlık, dünyanın neresinde olursa olsun, bütünün bir parçası olarak işlevini yerine getirir. Ancak burada en önemli husus söz konusu varlığın doğal ortamından koparılmadan bu işlevi sürdürebilmesidir. Zira bir varlık doğal bağlamından koparıldığında, artık o varlık olmaktan çıkar, başka bir şeye dönüşür. Dolayısıyla etkisi de tepkisi de değişir. __Bugün bağlamından kopar(t)ılmış varlıklarla dolu bir dünyada yaşıyoruz maalesef. Bu nedenledir ki bugün dünya bir türlü dikiş tutmuyor. Eğitim bunu düzeltmek için hem bir alternatif, hem de potansiyel bir engeldir. Bunun farkında olan küresel güçler eğitimin ipini elinden bırakmıyor bir türlü. Pandemi bunun son global eğitim-yönetim provası oldu. İşte bizim de dikkat çekmek istediğimiz temel sorun burada! Şayet yukarıda sınırları çizilen bir dünya okulu kurulabilirse, insanlık yeniden aslına rücu eder ve işler de
Makale|Yazı
"Gelişimde kritik dönemler vardır. Eğer o dönemlerde çevreden yeteri uyaran verilmezse kazanılacak beceri, bilgi artık aynı verimde kazanılamaz sonraki dönemlerde. Benzer şekilde insan zihninin en aktif olup nöronlar arası sinaps yaptığı yaş aralığı ilk 3 yıldır. En öğrenmeye açık, zihin gelişiminin pik olduğu evredir. Bu iki kavramı birleştirdiğimizde daha 2 yaşındaki bebeklere ekransız yemek yedirmeyen, sussun diye ekranı önüne tıkan ebeveynlere ( bilhassa anne demiyorum, anne yorulduysa baba ne güne duruyor) ne demeli? Ümmetin anneleri ve babaları okuyun! Siz ki İslam'ın nefer yetiştiricilerisiniz elinizde işlenecek inci var! Sıyrılın şu cahiliyetten de vatanımız da milletimiz de ümmet de dört dörtlük yetişmiş evlatlarımızın hizmetine nail olsun. "
Din
Kendiniz hakkında bir şeyler duymak ister misiniz?
🗨Deneyim gerçekten de o kadar önemli mi? “Benim bu işte kaç yıllık tecrübem var” diye konuşanlardan neden uzak durulmalı? Hem özel yaşamlarımızda hem de iş hayatında geri bildirimin gerektirdiği yüzleşmeye neden uzağız? Hayatta en iyi geri bildirim kimden alınır? Kişilik konu olduğu zaman en sık duyduğum soru “Kişilik değişir mi?” sorusudur. Bu soru çok yerindedir çünkü kişiliği hayat boyu oldukça sabit kalan özellikler bütünü olarak tanımlıyoruz ve kişinin belirli bir durumda bir davranışı gösterme olasılığı olduğunu söylüyoruz. Hiç şüphesiz kişiliğimizin temelini oluşturan genetik özellikler değişmiyor ancak davranışımızı değiştiren bazı durumlar var. Bunlardan biri zaman. On yıllar içinde kişilik özelliklerinin bazıları değişiyor, örneğin tedbirlilik yaşla artıyor. Bir başka değişim nedeni büyük travmalar. Bu tür yaşantılar hayat ve davranış değişikliğine yol açabiliyor. Bir diğer değişim aracı iyi bir psikoterapi. Böyle bir süreçten geçmenin insanların hayatlarında dönüşüme neden olduğunu biliyoruz. Ancak insan davranışlarındaki değişim konusunda en önemli olanı ve bir bakıma en kolay gibi gözükeni geri bildirimdir. Çünkü geri bildirim gündelik hayatın içinde yer alabilir ve kişiliğin uzantısı olan davranışları değiştirmek konusunda anahtar rol oynayabilir. Bunun için adil ve doğru olmasa da yanlış yerde, zamanda ve biçimde verilse de, duygu durumunuz uygun olmasa da geri bildirimden yararlanmak hem daha iyi insan olmak hem de meslekte ilerlemek için yaşamsal bir önem taşıyan beceridir. Bu beceri kişi isterse bütün beceriler gibi öğrenilebilir ve kişi kendisini geliştirebilir. Deneyim gerçekten de o kadar önemli mi? __Zamanımın önemli bir bölümü yöneticilerle yaptığım çalışmalarla geçiyor. Onlara şu soruyu soruyorum: “Genç bir çalışan
Makale|Yazı