Aşkın uzun bir dostluktan ya da sürekli bir ilişkiden doğduğunu sanmak yanlıştır. Aşk manevi bir kaynaşmanın meyvesidir. Eğer bu kaynaşma bir anda olmazsa, değil bir yılda, bir yüzyılda bile oluşmayacaktır.
Sen ey Tanrım, gözlerimi aşka sen açtın ama beni bu aşkla kör ettin! Beni dudaklarınla öptün ama güçlü ellerinle vurdun bana. Kalbime beyaz bir gül diktin ve bu gülü dikenlerle çevirdin. Benim şu anımı sevdiğim genç bir adamın ruhuna bağladın da, geleceğimi tanımadığım bir adamın bedenine sundun.
Seni hatırlayacağım Selma, bir yabancının sevgili ülkesini hatırlaması gibi, aç bir insanın bir şöleni hatırlaması gibi, tahtından indirilmiş bir kralın görkemli günlerini, bir mahkumun özgür olduğu huzurlu günlerini hatırlaması gibi hatırlayacağım.