30 Mart 1972
Telef olduk kır içinde Hançer idik kına döndük Tane iken nar içinde Kuru otta cana döndük Bes Allah'a kullar idik Toprak bizim beller idik Ne biliriz eller idik O toprakda sona döndük Felek kırdı cümlemizi Kilitledi sılamızı Kurar iken kalemizi Yıkılası hana döndük Ecel sefa geldi dedik Yası umut ile yuduk Ölür iken on beş idik Şimdi on beş bine döndük Ülkü Tamer Ülkü Tamer #KızıldereSonDeğil #MücadeleSürüyor
1000Kitap
30 Mart 1972
Telef olduk kır içinde Hançer idik kına döndük Tane iken nar içinde Kuru otta cana döndük Bes Allah'a kullar idik Toprak bizim beller idik Ne biliriz eller idik O toprak da sona döndük Felek kırdı cümlemizi Kilitledi sılamızı Kurar iken kalemizi Yıkılası hana döndük Ecel sefa geldi dedik Yası umut ile yuduk Ölür iken on beş idik Şimdi on beş bine döndük Ülkü Tamer Ülkü Tamer
1000Kitap
Reklam
Yavuz Sultan Selim Kimdir Yavuz Sultan Selim kimine göre atının üzerinde peygamber izini süren bir  veli kimilerine göre hasımlarını savaş meydanında perişan eden askeri bir deha kimine göreyse zalim bir sultan Feridun Emecen Yavuz Sultan Selim Yazuz Sultan selim gerekse biyografik hikayesi ile şaşırtıcı bir ilgiye sahiptir bu ilginin şüphesiz pek çok sebebi vardır zira Yavuz sultan selim gerçekleştirdiği faliyet ve giriştiği mücadeleler sonucunda osmanlı devletinin en tartışmalı ismini bize miras bırakmıştır çaldıran savaşı ile başlayan mezhep çatışmaları ile bambaşka bir karaktere sahiptir Yavuz Han maharetli bir kuyumcu edebiyat dilini ustalıkla kullanan Yavuz Han kısa süren saltanat hayatına rağmen osmanlı tarihine saygı duyulan bir isim bırakmıştır biz osmanlı evlatlarına kimilerine göre hayranlık uyandıran Sultan Selimin acımasız kişiliği ise Sultan selime vezir olasın gibi bir bedduanında ortaya çıkmasına sebep olmuştur Yavuz lâkabı ile saygı ile anılan osmanlı sultanı 1.selim 1470 te amasyada dünyaya gelmiştir 1.Beyazıtın oğlu olarak dünyaya gelen Yavuz Hanın annesi dulkadiroğlu bozkurt beyin kızı ayşe hatundur osmanlı belgelerinde adı selimşah diye geçsede sert mizacı ataklığı ve cesareti ile kısa sürede Yavuz olarak tanınır iyi bir tahsil gören osmanlı sultanı ile babası beyazıt özel olarak ilgilenmiş özel hocalar tutarak yetiştirmiştir dedesi fatih han on yaşında onu saraya çağırmış kardeşleri ile birlikte onuda sünnet ettirmiştir Haksız olanlar belini doğrultamazlar Bu çalışma ilginç kişiliği ve kısa saltanatına rağmen kazandığı büyük başarılarıyla osmanlı tarihinde farklı bir yeri bulunan 1.Selimin hayatını ortaya koymak gayesiyle kaleme alınmıştır Feridun Emecen Yavuz Sultan Selim Değerli ve saygıdeğer hanımefendi Garagız bir şiirinde şöyle der
Tarih
Şiirler 1-2-3
Sen seçtin yazıldı yazgın Anlarsın balık da kızgın Halık da üzgün Yoktur hata Söner mi söndü demekle O nur-ı na mütenahi Nefesle kabil-i itfa mıdır çerağ-ı ilahi Harabat ehlini hor görme zakir Defineye malik viraneler var Doldurmak için önce boşaltmak lazım. İstenilenden fazlasını verme taşmasın Verme çatlatırsın Bırak hakeden alsın Uça gide can dahi, kuru kala ten dahi, Yunus Emre'm sen dahi, tövbeye gel, tövbeye "İmandır o cevher ki İlâhî ne büyüktür... İmansız olan paslı yürek sînede yüktür!" Geçip âhir bu kesret âleminden Hüdâyî halvet-i sultân’a geldik Nemiz ola Hudâyâ sana lâyık Hemân bir lutf ile ihsâna geldik ((Aziz Mahmud Hüdayi)) Hak tecelli eyleyince her işi asan eder
Meâlî neşeli ve espritüel bir adammış fakat hissî bir yönü de varmış ki ölen kedisine yazdığı mersiyede bu mizah ve hissi tarafı hemen belli ediyor. Mersiyeler mahzun etmek içindir ama Meâlî hüzünlendirirken gülümsetir de; Çıkdun elden nedelüm ansuzın eyvah pisi Yandun ölüm odına derd-ile nâ-gâh pisi Hasretâ şîr-i ecel buldı sana râh pisi Nedelüm âh pisi neyleyelüm vah pisi [Ansızın elden çıktın nedelim eyvah pisi Derdinle yandın ölüm ateşinde vakitsiz kedi Ah yazık, ecelin aslanı sana bir yol buldu kedi Nedelim ah kedi, neyleyelim vah kedi] Kanı ol bebr bakışlu kanı ol şîr-i zemân Kanı ol vermeyen aslan-ile kaplana emân Kanı ol olduğı evde komıyan hîç sıçan Nedelüm âh pisi neyleyelüm vah pisi [Hani o kaplan bakışlı, hani bu devrin aslanı Hani o aslanla kaplana emniyet vermeyen Hani o olduğu evde sıçan bırakmayan Nedelim ah kedi, neyleyelim vah kedi] Katı lağ-bâz-idi gâyet de eyü kişi-yidi Gökde uçan kuşı avlamağ anun işi-yidi Yedügi çörek-idi dible-yidi pişi-yidi Nedelüm âh pisi neyleyelüm vah pisi [Çok oyunbazdı, gayet de iyi biriydi Gökte uçan kuşu avlamak onun işiydi Çörek, dible ve pişi de yerdi
Kediye Ağıt
Kanuni devri şairlerinden Meâlî, çok sevdiği kedisi vefat edince onun için bir mersiye kaleme almış. Çıkdın elden nidelüm ansızın eyvâh pisi Yandun ölüm oduna derd ile nâgâh pisi Hasretâ şîr-i ecel buldu sana râh pisi Nidelüm ah pisi neyleyelüm vah pisi (Beklenmedik bir anda elden çıktın. Ölüm ateşiyle sen de yandın. Ah yazık, ecel arslanı sana da ulaştı. Nidelim âh kedi, neyleyeyim vâh kedi!..) Kanı ol bedr bakışlu kanı ol şîr-i zamân Kanı ol vermeyen aslan ile kaplana emân Kanı ol oldugu yerde komayan mâr ü çiyân Nidelüm ah pisi neyleyelüm vah pisi (Hani nerede o ay bakışlı, zamanın kaplanı? Hani o aslana ve kaplana bile eman vermeyen kedi? Hani o tuttuğunda yılan ve… Serçe tutar gibi tutar idi tavukla kazı Kendi akrân gibi şîr ile ederdi bâzî Nice kâfir sıçan öldürmüş idi ol gâzî Nidelüm ah pisi neyleyelüm vah pisi (Tavuk ile kazı serçe tutar gibi yakalardı. Aslanla kendi akranı gibi oynardı. O gazi kedi nice kâfir fareyi tutup öldürmüştü. Gâh tesbîh geçürürdi gehî banlar idi Âhiret korkusını bilür idi anlar idi Bû Alî görse zekâsını tanlar idi Nidelüm âh pisi neyleyelüm vâh pisi (Gâh tesbih eder, gâh seslenir/ezan okurdu. Ahiret korkusunun farkında olup anlardı. İbni Sînâ onu görse zekâsına şaşıp kalırdı. Nidelim Şîr-i merd idi bahâdurdı yavuz gürbe idi Yaşlu sanman anı genç idi katı körpe idi Bıyığı kıllarının her biri bir harbe idi Nidelüm âh pisi neyleyelüm vâh pisi
Reklam
Reklam