Meâlî neşeli ve espritüel bir adammış fakat hissî bir yönü de varmış ki ölen kedisine yazdığı mersiyede bu mizah ve hissi tarafı hemen belli ediyor. Mersiyeler mahzun etmek içindir ama Meâlî hüzünlendirirken gülümsetir de;
Çıkdun elden nedelüm ansuzın eyvah pisi
Yandun ölüm odına derd-ile nâ-gâh pisi
Hasretâ şîr-i ecel buldı sana râh pisi
Nedelüm âh pisi neyleyelüm vah pisi
[Ansızın elden çıktın nedelim eyvah pisi
Derdinle yandın ölüm ateşinde vakitsiz kedi
Ah yazık, ecelin aslanı sana bir yol buldu kedi
Nedelim ah kedi, neyleyelim vah kedi]
Kanı ol bebr bakışlu kanı ol şîr-i zemân
Kanı ol vermeyen aslan-ile kaplana emân
Kanı ol olduğı evde komıyan hîç sıçan
Nedelüm âh pisi neyleyelüm vah pisi
[Hani o kaplan bakışlı, hani bu devrin aslanı
Hani o aslanla kaplana emniyet vermeyen
Hani o olduğu evde sıçan bırakmayan
Nedelim ah kedi, neyleyelim vah kedi]
Katı lağ-bâz-idi gâyet de eyü kişi-yidi
Gökde uçan kuşı avlamağ anun işi-yidi
Yedügi çörek-idi dible-yidi pişi-yidi
Nedelüm âh pisi neyleyelüm vah pisi
[Çok oyunbazdı, gayet de iyi biriydi
Gökte uçan kuşu avlamak onun işiydi
Çörek, dible ve pişi de yerdi