Oyunu okurken aklıma Dino Buzzati’nin Tatar Çölü geldi. Konuları çok benzer. Karakterler onları kurtaracaklarını düşündükleri umudu her gün beklerler. İçlerinden bir ses gelmeyeceğini söylese de başka çareleri kalmadığı için her gün aynı ağacın yanına gelip Godot’yu beklerler. Kabullenilmiş çaresizliğe çok güzel örnek olan bir oyun. Aynı zamanda birbirlerine iyi gelmediklerini düşünmelerine rahmen ayrılamayan iki kişiyi de görürüz bu oyunda. Onlar için artık zaman, kişi, mekan kavramı kalmamıştır. Sadece beklemeleri gereken bir Godot ve gitmeleri gereken bir ağaç vardır.