Sev , sev , sev! İnsanları sev! Her çeşit insanı sev! Yaşayan her varlığı sev! Tüm dünyayı sev. Ağacı da taşı da tarladaki kum tanesini de gökteki yıldızı da sev. Her şeyi sev! Her şeye hayat vereni sev...
Anne ve baba , çocuğun ruhunu ilgilendirecek sözler söylemek istemezler , isterlerse de bunu nasıl yapacaklarını bilmezler. Onların basmakalıp ve ısmarlama öğütleri , çocuğun ince ve duygulu ruhunda yankı uyandırmaz.
Yaşlılar da diyorlardı ki ; "Evet , evet , önceden bizim gözlerimiz körmüş. Kötü bir hayat yaşıyormuşuz. Şükürler olsun ki , şimdiki gençler hayatı akla daha uygun ve daha güzel bir biçimde düzene koymasını biliyorlar."