10/10
·430 syf.··
2026 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 01:18
Neşeli hikayelerden hoşlananlara tavsiye etmem çünkü defalarca durup ağladım hikayeyi okurken. Beni bu kadar etkileyen sanırım sırf kadın olduğu için, yaşadığı coğrafya yüzünden hayatları alt üst olmuş kadınlar … Savaşlardan, adaletsizlikten yok olmuş aileler, perişan olmuş çocuklar… Afganistan’da yaşanan savaşın iç yüzü çok güzel anlatılmış. Sığınmacılara tepkili olan insanların kesinlikle okumasını da ayrıca tavsiye ederim. Bu kitap vesilesiyle Atatürk’e sonsuz minnet ve teşekkürü bir borç bilirim
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,5bin okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2026 49. kitabı
Cassie Ryan tarafından yazılan Şeytani Aşk (Demon's Lexicon veya orijinal paranormal aşk serilerinden biri), fantastik dünyaları, mitolojiyi ve tutkulu bir aşkı bir araya getiren sürükleyici bir "çerezlik" kitap. Eğer Alacakaranlık tarzı doğaüstü aşk hikayelerini veya iblisli, melekli fantastik kurguları seviyorsanız, elinizden düşürmeden bir günde bitirebileceğiniz türden bir roman. ÖZET: Hikayenin merkezinde Jezebeth adında bir succubus (dişi şeytan) var. Jezebeth, yüzyıllardır hayatta kalabilmek ve kraliçesi Lilith’e olan borcunu ödemek için erkekleri baştan çıkarıp onları günaha sürüklüyor. Onun için bu sadece bir hayatta kalma rutini. Bir gece kulübünde avlanırken işler ters gidiyor ve vahşi bir iblisin saldırısına uğruyor. Tam her şey bitti derken, Noah adında son derece yakışıklı ama "tamamen insan" olan bir adam araya girip hayatını kurtarıyor. Normalde insanları avlayan Jezebeth, bu ölümlüye karşı tuhaf bir çekim ve minnet hissetmeye başlıyor. Olay sadece bu ikisinin arasındaki çekimle sınırlı kalmıyor. Arka planda devasa bir mitolojik savaş var. Cennetten kovulan Lucifer ve Michael ile bir anlaşma yapılıyor. Dünyayı yok etmek ve mahşerin dört atlısını salmak isteyen kötücül güç Semiazas’ı durdurmak zorundalar. İnsanlığın kaderi, bir dişi şeytan ile bir insanın el ele verip bu kıyameti engellemesine bağlı hale geliyor. YORUM: Genelde bu tarz kitaplarda tehlikeli olan tarafta erkek (vampir/kurt adam) olur, masum kızı korur. Burada ise tam tersi; tehlikeli, baştan çıkarıcı ve güçlü olan taraf bir kadın iblis. Bu dinamik hikayeye çok keyifli ve taze bir hava katmış. Sadece iki karakterin birbirine bakıp iç çekmesinden ibaret bir aşk romanı değil. İşin içine Lucifer, melekler, iblis avcıları ve kıyamet senaryosu girdiği için tempo hiç
Şeytani AşkCassie Ryan · Arunas Yayıncılık · 201169 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hay B. Yakzan Ve Adem (as) 'ın Kelimeleri
10/10
·172 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 14:48
İslam felsefe geleneğinin en özgün temalarından biri olan 'Hayy bin Yakzan', sadece bir karakterin değil, insanın hakikati bulma yolculuğunun hikayesidir. İbni Sina'nın aynı ismi taşıyan alegorik anlatısı ile başlayan bu kitap Kendisinden esinlenildiği söylenilen Absal ve Salaman'ın anlatısını da içeriğinde barındırıyor. Asıl meşhur hikaye ise kendisi İşraki Felsefe'nin temsilcisi olan İbni Tufeyl'in Hay b. Yakzanıdır. İbn Tufeyl, Hayy’ın dünyaya gelişini iki ilginç varsayımla başlatır: Bir yanda toprağın uygun birleşiminden "kendiliğinden doğuş" (natüralist bir bakış), diğer yanda ise bir annenin evladını korumak için sandala koyup denize bırakmasıyla adaya ulaşması varsayımıdır. (Musa Peygamber anlatısını andıran sosyal bir bakış) Bu iki varsayım insanın iki türlü var olması halinde de aklı ile gerçeğe ulaşabileceğini anlatır. Adada yaşamayı keşfeden Hay'ın ilk öğretmeni yavrusunu kaybetmiş bir ceylandır. Ceylan onu doyurur ve kendi ihtiyaçlarını gidereceği yaşa gelinceye kadar koruyup kollar. Hay'ın ilk ve en büyük şoku Ceylan'ın ölümüdür. Onu yaşama döndürme iç güdüsü ile bir çeşit otopsi yapar ve canı hayatta tutan şeyin ne olduğunu aramaya başlar. Kalbini eline aldığında asıl hayat verenin kalp olmadığını keşfeder. Bu sırada Hay adaya iyice adapte olmuştur. Ellerini keşfetmiş kendine giysiler yapmış ve avlanmayı öğrenmiştir. 21 yaşına kadar iç güdüleri ile diğer hayvanlar gibi yaşamaya alışmış olsa da bunlar düşünme yetisi olan ve ölümle yüzleşen Hay'a yeterli gelmez Yaşamı boyunca yer ve gök üzerine uzun uzun varsayımlar serdeder. Etrafında bulunan her şeyin geçiciliğini keşfetmesi onu aşkın olanı aramaya sevkeder. Kendine ilkeler belirler ve bu doğrultuda hayatını sürdürür. .Bu Hay için çok uzun bir yolculuktur. Bu sabırlı akıl yürütme sürecinin sonunda,
Düşünce
Hay bin Yakzanİbn-i Sina · Yapı Kredi Yayınları · 20246,3bin okunma
Biri hayatın diğeri savaşın olgunlaştırdığı iki kadın
8/10
·430 syf.··
2026 6. kitabı
·
53 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 21:04
Afganistan gibi bir coğrafyada kadın olmanın neredeyse insan olmaktan bile aşağı kaldığı bir 24 yıllık zamanda gelişiyor öykümüz. ilk olarak meryemin kimsesizliğiyle yürek burkmaya başlayan öykümüz leylanın ailesini kaybetmesi kitaptaki raşitin artan zulmüyle ve kurtuluş(?)la sonlanıyor her cümlesinde iliklerinize kadar etkileniyorsunuz ruhsuzlaşıyorsunuz kabulleniyorsunuz leylanın ailesiyle geçirdiği mutlu zamanlarda,leylayla meryemin dünden kalmış bayat bir helvayı 3 bardak çayla gece sohbetiyle eritişleri azizenin meryem halasıyla sure ögrenirken yaşadıkları ruhunuzu ısındırirken leylanın zalmayı doğurmaya gittiği hastanede iliklerinize kadar acı raşitin meryem ve leylaya uyguladığı amansız şiddet ve iğnelemelerinde ise bir o kadar öfkeyle hınçla doluyorsunuz meryemin leyla ve çocukları için kendini feda etmesi sırf leylanın başının ağrımaması için teslim oluşu idam sahnesiyle şöyle bir yutkunuyorsunuz peki babi nin leylayı tarıkı buda heykellerine götürdüğü gün bir ağaç altında buruk olan sevinci ne denebilir ki insanı içten içe yaralıyor.basit ve dupduru anlatımıyla duygulandıran bir kitap oldu beni tek eleştirebileceğim noktasıysa şu ya kardeşim elinde bu kadar güzel konu var az daha şaşalı anlat az daha olayları detaylandır yazarın anlatım tekniği de iyi fena değil bu tabii ki benim şahsi görüşüm kimisi de yazarın bu kadar duru ve basit anlatımının çarpıcılıgını arttırdigını savunabilir yağ gibi akan bir eser iyi okumalar.özellikle şeriat meraklıları için birebir kitap,atatürke sonsuz minnet ve saygıyla
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,5bin okunma
AHHH MERYEM ve LEYLA...
10/10
·430 syf.··
2026 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2026 23:46
Eveeet, işte hala günümüzde devam etmekte olan acı ama gerçek bir hikayeye daha tanıklık ettik. Uçurma Avcısı kitabının yazarı Khaled Hosseini’nin harika eseri olan Bin Muhteşem Güneş, içerisinde o kadar çok ağır olay barındırıyor ki zaman zaman boğazınız düğümleniyor. Öncelikle kitapta olayların dramatize edilmesinden ziyade, olayların gerçekliği sizi büyük oranda sarsıyor. Daha ilk sayfalarda, kadınların kaderinin başkaları tarafından çizildiği bir düzen görüyoruz ne yazık ki. Roman, Afganistan’da istenmeyen bir çocuk olarak dünyaya gelen Meryem ile başlıyor. Meryem, evlilik dışı doğduğu için toplumdan dışlanmış ve annesiyle birlikte şehirden uzak, izole bir hayat sürüyor. Daha çocuk yaşta, kadın olmanın sabır, suskunluk ve kabullenme gerektirdiğini öğrenmek zorunda kalıyor. Babasıyla kurduğu kırılgan bağ ve annesinin trajik sonu, Meryem’in hayata karşı zaten eksik olan güvenini tamamen sarsıyor. Daha fazla olay ve karakter detayı vererek spoiler içermesini istemiyorum. Kitabı okurken dünyada böyle şeylerin hala yaşanıyor olması insanın canını çok yakıyor. Melek olsanız dahi kadınların asla değer görmediği bir ülkede doğduğunuzu hayal edin. Hala günümüzde sosyal medyadaki bazı gönderilerin altında “şeriat gelmeli”, “şart” gibi yorumlar görüyor ve o kadar üzülüyorum ki, tarifi yok. Kendi kendime, “Ne ara bu kadar merhametsiz, vicdansız, eğitimden tamamen uzak; kendisi dışında hiçbir canlıyı ya da insanı yeryüzünde yokmuş gibi yaşayan, her şeyi hiçe sayan, aynı zamanda megaloman bir topluluk oldunuz?” diyorum. Ben asla anlamıyorum. Gerçekten yazık, günah. Bu kitabı mutlaka okuyun. Eminim yaşadığımız bu güzel ülkeye bir kere daha minnet edeceksiniz. Kendi cinsimden hiç bu kadar tiksindiğim olay örgülerini bir arada görmemiştim. Hala şeriat adı altında küçük kız
Alıntı
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,5bin okunma
Nurun İlk Kapısı
10/10
··
Beğendi
KALBE FÂRİSİ OLARAK TAHATTUR EDEN BİR MÜNÂCÂT Yani bu münâcât, kalbe Fârisî olarak tahattur ettiğinden Fârisî yazılmıştır.Evvelce, matbû olan Hubâb Risâlesinde derc edilmişti.Yâ Rab! Tevekkülsüz, gafletle, iktidar ve ihtiyarıma dayanıp derdime derman aramak için cihât-ı sitte denilen altı cihette nazar gezdirdim. Maatteessüf derdime derman bulamadım. Mânen bana denildi ki, "Yetmez mi dert, derman sana?"Evet, gafletle sağımdaki geçmiş zamandan teselli almak için baktım. Fakat, gördüm ki; dünkü gün, pederimin kabri ve geçmiş zaman, ecdâdımın bir mezar-ı ekberi sûretinde göründü. Teselli yerine vahşet verdi. Hâşiye 1Hâşiye 1: İmân, o vahşetli mezar-ı ekberi, ünsiyetli bir meclis-i münevver ve bir mecmâ-ı ahbab gösterir.Sonra, soldaki istikbâle baktım; derman bulamadım. Belki yarınki gün, benim kabrim ve istikbâl ise, emsâlimin ve nesl-i âtînin bir kabr-i ekberi sûretinde görünüp, ünsiyet değil, belki vahşet verdi. Hâşiye 2Hâşiye 2: İmân ve huzur-u imân, o dehşetli kabr-i ekberi, sevimli saadet saraylarında bir dâvet-i Rahmâniye gösterir.Soldan dahi hayır görünmediği için, hazır güne baktım. Gördüm ki, şu gün, güyâ bir tabuttur; hareket-i mezbûhânede olan cismimin cenazesini taşıyor. Hâşiye 3Hâşiye 3: İmân, o tabutu, bir ticaretgâh ve şâşaalı bir misafirhâne gösterir. Bu kısmın Arapça ve Farsça ibârelerinin mânâları ve açıklamaları hemen altlarında verildiğinden, başka bir meâl konulmamıştır. İşbu cihetten dahi devâ bulamadım. Sonra başımı kaldırıp şecere-i ömrümün başına baktım. Gördüm ki, o ağacın tek meyvesi, benim cenazemdir ki, o ağacın üstünde duruyor, bana bakıyor. Hâşiye 4Hâşiye 4: İmân, o ağacın meyvesini cenaze değil, belki ebedî hayata mazhar ve ebedî saadete namzed olan ruhumun eskimiş yuvasından yıldızlarda gezmek için çıktığını gösterir.O cihetten dahi me’yus
Risale-i Nur KülliyatıBediüzzaman Said Nursî · RNK Neşriyat · 0858 okunma