Olasılıksız, kitabın arka yüzünde de bahsedildiği gibi "Bitirmek için yarını, başkasına anlatmak için bitirmeyi beklemediğiniz" bir kitap.
İlk olarak kitap yavaş bir dil ile giriş yapıyor. Ardından sizi karakterlere birer birer alıştırıyor. (Açıkçası bu kısımlar beni biraz sıkan kısımlar olmuştu. Ben kitabın ana karakteri David Caine ile bütünleşmek isterken diğer yan karakterler arada girip çıkıyorlardı.)
Sonraları kitabın dili bir ivme kazanıyor ve karakterler artık aynı ortama gelmeye başlıyorlar. Hikaye belirli bir noktada yani David Caine'nin kendini keşfettiği anda tepe noktasına ulaşıyor. İşte bu andan sonra kitap hızını fazla kaybetmeden düz bir çizgide bir çıkıyor bir iniyor âdeta. Okuyucuyu büyüleyen bir dünyayı her sayfada turluyor.
Her bölümde okuduktan sonra merak ettiğiniz onca detay var ki her birini araştırmak istiyorsunuz. Matematiğin gerçek hayatta ne işe yaradığını anlamayan biriyle karşılaşıranız, bu kitap bir numaralı kaynağınız olabilir.
Olasılıksız zamanı olmayan bir kitap. Aralarda açıp, o sayfalarda tekrar tekrar dolaşmak isteyeceğiniz türden bir eser kendisi.
Okuyun okutturun...