Yaratılmışların tehditleri gözümüze küçük görünüyorsa ve onların mutlak güç sahibi, kahruperişan edici olan yüce Allah'ın hükümdarlığı altında sadece zelil kulcuklar olduklarını anlayabilmişsek, iyiliği yalnızca Allah'tan bekleyip sadece O'ndan korkabiliyorsak elbette ki yüce Allah bizim için hayır murad etmiştir.
Allah Teâla, bolluk zamanında şükretmeyi bilen kullarından hoşnut olduğu gibi dar zamanında dua ve yakarışla kendisine sığınan
kullarından da hoşnut olur.
Yahudiler, Filistinde kısa bir süre yaşadılar. Tarihin kaydettiği üzere onlar oraya girdikleri vakit bu topraklar bomboş olmadığı gibi orayı terkedip göç ettiklerinde de bomboş değildir. Bu topraklar, Yahudilerden önce de sonra da hali hazırda da Tevrat’ta zikr edilen Filistinlilerindir. Buranın sahipleri onlardır. O halde Yahudilerin ‘Tarihi hak iddiaları’ hiçbir temele dayanmamaktadır. Buna ‘tarih sahteciliği’ demek daha doğru olacaktır
Dünya, sonsuza dek Amerika’nın kuklası olarak kalmayacağı gibi dünyanın bu sessizliği de asla uzun sürmeyecektir. Aynı şekilde türü ve menşei ne olursa o o İsrail’e hizmet eden faktörler ve sonsuza dek devam etmeyecektir. Zira, zaman her şeyi değiştirmekte ve dünya her gün bu değişimden nasibini almaktadır. Bir şeyin değişmeden aynı hâl üzere kalması muhâldir. Yüce Allah ne kadar da güzel buyuruyor; “ O günleri biz insanlar arasında döndürür dururuz.” 
Amerika’nın tek kutuplu süper güç statüsü devam etmeyeceği gibi sürekli ve aleni olarak sürdürdüğü ahlak ve insanlık dışı olan ve hiçbir makul gerekçesi olmayan İsrail taraftarlığı da aynı şekilde devam etmemelidir. ABD’deki Yahudi lobisinin güdümündeki geniş medya ağının etkisiyle, gerçeklerden uzak tutulan Amerikan halkının,bir gün şüphelerden ve saptırmalardan uzak bir şekilde hakikatleri apaçık göreceklerini ümit ediyorum. İşte o zaman bu halk, mazluma karşı zalimle, işgale uğrayana karşı işgalci ile, ev sahibine karşı hırsızla asla birlikte olmayacaktır