be fe

be fe

, bir kitabı okumaya başladı
Nilüfer Kuyaş
6.5/10 · 498 okunma
Reklam

be fe

, bir kitap okudu
Puan vermedi·112 syf.·
2 saatte okudu
·
2026 16. kitabı
Zülfü Livaneli
7.7/10 · 5,2bin okunma
2/10
·168 syf.··
2026 14. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 11:54
Maalesef Toshikazu Kawaguchi’nin Elveda Demeden Önce kitabı bende ciddi bir karşılık bulmadı. Kitabın içerisinde dört ayrı hikâye var ancak hepsi aynı dinamik üzerine kurulu: Daha önce o kafeye gelmiş, artık hayatta olmayan birine dair pişmanlıklarınızı hafifletmek için geçmişe dönüyorsunuz. Fakat kitabın da bize ısrarla hatırlattığı üzere, geçmişi değiştiremiyorsunuz. Kâğıt üzerinde oldukça güçlü çalışabilecek bir fikir gibi gelse de ne yazık ki pratikte aynı etkiyi yaratamamış. Hikâyelerin içinde soyut, havada kalan bir duygusal yük var; fakat bu duygu okura gerçekten işlenemiyor. Karakterlerin yaşadığı özlem, pişmanlık ya da kırgınlık anlatılıyor ama derinliksiz ve bayat kalıyor. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey güçlü bir duygu değil, aynı formülün farklı karakterlerle tekrar edilmesi oldu. Bir diğer problem ise tekrarlar. Kafenin kuralları her hikâyede yeniden, uzun uzun açıklanıyor. Bir noktadan sonra bu tekrarlar hikâyelerin önüne geçmeye başlıyor. Açıkçası kurallar tek seferde anlatılsa kitap en az elli-altmış sayfa daha kısa olabilirmiş. Kitap bana Profesör Do'nun Göz KliniğiProfesör Do'nun Göz Kliniği ’ni de anımsattı. Yine sabit bir mekân, doğaüstü bir unsur ve birbirine gevşek şekilde bağlanan hikâyeler… Belki bu tamamen kültürel bir farktır, bilemiyorum. Ama bu tarz anlatılar bende beklenen etkiyi yaratmıyor.
Elveda Demeden ÖnceToshikazu Kawaguchi · Epsilon Yayınevi · 2025604 okunma
3/10
·112 syf.··
2026 15. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 17:12
Richard Brautigan’ın Yani Rüzgar Her Şeyi Alıp Götürmeyecek romanının sonunda yer alan Cem Tunçer’in kısa yazısını okurken, kendisinden çok daha fazlasını beklemiştim. Hatta o birkaç sayfalık yazı, bende bu romanın tamamından daha fazla iz bıraktı. Yaklaşık bir saatte okunabilecek kadar kısa ve oldukça basit bir dille yazılmış bir kitap. Derinleşmeyen, çok tanıdık bir hikâye yine oldukça alışıldık bir yerden anlatılıyor. Kitabın bende yeni bir düşünce, yeni bir duygu ya da beklenmedik bir sarsıntı yaratmadığını söyleyebilirim. Bir de metinle arama mesafe koyan başka bir şey daha vardı. Bunun bilinçli bir tercih olup olmadığını bilmiyorum ama bazı cümlelerde bana kültürümüze ait olmayan, sanki Türkçeye çevrilmiş bir metin okuyormuşum hissi verdi. Ben okuduğum metinlerde kültürün kokusunu hissetmeyi severim ve özellikle yerli yazarlarda bambaşka bir keyif verir bu unsur. Ne yazık ki bu kitapta yer yer Amerikan dublajı izliyormuş yahut yabancı bir yazarı okuyormuş gibi hissettim. Bir Kutu Kitap üyeliğim sebebiyle okuduğum bir kitaptı; hatta bu ay gelen diğer kitapla birlikte aboneliğimi sorgulamama bile neden oldu. Yine de haksızlık etmek istemem: Kitaptan nefret etmedim. Muhtemelen beğeneni de çıkacaktır. Sadece ben, onca işin gücün arasında zamanımı verdiğim bir kitaptan biraz daha fazlasını bekliyorum. Bir yere dokunmasını, bir katman açmasını, kitabı hatırladığında belirli bir hissiyata götürmesini istiyorum. Bu kitapta bu hislerin hiçbirini yaşamadım veya yaşamaya yaklaşmadım. Hatta sanırım yolculukta okuyor olmasaydım elim tekrar kitaba gitmezdi. Belki ergenliğin ilk yıllarındaysanız ya da sosyal medya diliyle, modern ve hızlı akan bir üslupla anlatılmış tanıdık bir hikâye okumak istiyorsanız keyif alabilirsiniz. Ama benim için maalesef unutulabilir bir okuma
Melanie Klein, Melanie Klein!Cem Tunçer · Budala Kitap · 2026694 okunma