Yırtıcı Kuşlar Zamanı
Ahmet Ümit
#okudumbitti İlk Yayın Tarihi 2024-448 Sayfa
Yırtıcı Kuşlar Zamanı, Ahmet Ümit'in gerilim dolu atmosferiyle sizi içine çeken son yıllarda okuduğum en güzel polisiye romanlardan biri oldu. Polisiye ve psikolojik gerilim unsurları ustaca harmanlanmış, hikâye boyunca gizem ve heyecan hiç eksilmiyor, aslında bir kurgu ya da roman değil, Türkiye'nin son yıllarda ki durumunu okuyor gibisiniz, öyle bir şey ki bi bölümü okurken karakterlerin isimleri farklı tabi ki ama kimin kim olduğunu çabuk anlıyorsunuz.
Gelelim konuya: Önceki eserlerden tanıdığımız yardımcıları komiser Ali ve krimonolog Zeynep ile yeni bir maceraya başlıyorlar. Aşırı yağmurlu bir günde Ağva'da yaşanan bir heyelan ve ortaya çıkan bir iskelet.Bu macerada Ahmet Ümit, günümüz Türkiye'sinin portresini o kadar güzel ele almış ki okurken hiçbir şeyi yadırgamıyorsunuz.Yozlaşan insan ilişkileri, uyuşturucu tacirleri, uluslararası suç şebekeleri, faili meçhul cinayetler, ekonomik bozulmayla birlikte para kazanma hırsının getirmiş olduğu ahlaki çöküş, kurum ve kuruluşlardaki liyakatsizlikler ve mafya denilen olgunun günümüzdeki etkileri.Kısacası toplumsal sorun olarak nitelediğimiz ne varsa hepsi bu kitapta var.Kitapseverlerin mutlaka okuması gereken bir eser.
Bu romanda Nevzat başkomiser bu sefer kendi davasının peşinde.Ama buna kendisi de şaşkın, çünkü hatırlamadığı zamanlar var. Geçmişte eşi Güzide ve kızı Aysun'u bir suikast sonucu kaybetmiş ve ağır bir majör depresyon geçirmiştir.Doktorların uyguladığı şok tedavisi sonucu çoğu şeyi hatırlamaz, işte o sıralarda teşkilatta bir şeyler dönmüş ama neler olduğunu hatırlayamıyor.Olmayacak yerde olmayacak şekilde bir vaka oluyor, ne hikmetse Ağva'daki olaya Nevzat başkomiser gidiyor, bulunan kafatasında bir kurşun var ve bingo: