Dünyaya gözlerimi açtığımda biri çıkıp da kulağıma yeryüzünün beni bekleyen maddi, manevi akıbetlerini fısıldayabilseydi, geldiğim yoldan geri dönmeye muhakkak yeltenirdim. Fakat aynı zamanda iki tesir altında bundan vazgeçerdim. Birincisi, anamla babamın güzel yüzlerindeki riyasız ve masum insanlık ifadesi; ikincisi de Ege Denizi'nin hayatım boyunca ruhumu kucaklayacak yeşil enginliği..
Fakat sen kimsin ki benim için?
Sen, beni asla, asla tanımayan, bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan, hep, ama hep yoluna devam eden ve beni sonsuz bir bekleyiş içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için?